Yokluk Kapısının Üstadı:Üftade Hazretleri

uftade.jpgHASAN MAHİR Kendini kaybetmişŸ ya da kendini arayan adamların düşŸtüğŸü yol kendini bulma yoludur. Kendini bulmak isteyenlerin en çok izledikleri yöntem, bir ilim ve irfan ehli MürşŸidi Kö¢milin dizinin dibine diz çökmektir. BenliğŸini ayağŸının altına almak, ruhunu onun rüzgarına bırakmaktır.

DoğŸru mürşŸidi bulmak, bulunca onun yolundan gitmek o kadar kolay değŸildir. Gidilen yolda, bazen işŸaretçiler yanlışŸ yol gösterir, bazen de yolcular yollarda takılıp kalır€¦

Yolu Bursa€™ya düşŸünlerin ziyaret edip medet umduğŸu MürşŸidi Kamillerden birisi de Üftö¢de hazretleridir.
Herkes mürşŸid olamayacağŸı gibi herkes de mürid olamaz. Bugün hayatta olmadığŸı için belki ona mürit olmak şŸu anda mümkün olmasa da onun yolundan gitmek imkö¢nsız değŸildir.

Üftö¢de hazretlerine mürit olmak, onun yürüdüğŸü yollarda ilerlemek için önce insan dünyadan, dünya nimetleri olan makamdan, mevkiden, paradan, şŸöhretten manen kurtulması gerekir. Kalbinde bunlardan birinin sevgisini taşŸıyanın, o keskin maneviyat yollarında yürüyebilmesi imkansızdır.

Üftö¢de hazretlerinin kapısına varmak için dünya yükünü sırtından atıp, €œben€ zincirinden kurtulmak gerekir. Bunu başŸarabilenler, gönüller sultanı Azö®z Mahmö»d Hüdö¢yö® (kaddesallö¢hu sırrahö») gibi önce mürid sonra da mürşŸid olur.
Maalesef, bir MürşŸidi Kö¢milin peşŸine takılıp gitmeyi küçüklük, (!) €œben€in arkasına takılmayı büyüklük gören bizler de düşŸtük Üftö¢de hazretlerinin peşŸine€¦

İyi bir mürid olamasak da, o kapısına gelenleri geri çevirmemişŸ, adını anıp himmet isteyenlere yardım etmişŸ bir Allah dostudur. Umulur ki biz yolunu kaybetmişŸlere de yol gösterir, diye, Bursa sokaklarında onun izlerini aramak için düşŸtük gölgemizin peşŸine€¦

Yüksek binaların, yüksek mevkilerin bulunduğŸu yeni Bursa€™dan çıkıp eski ahşŸap evlerin bulunduğŸu dar sokaklarda, Üftö¢de hazretlerinin izini sürdük.

Eski evler ile yeni apartmanların arasındaki ilgi çekici farklar var. ևağŸımızın binaları, göz ve ruh bozucu bir gururla sokak boyunca dikilirken, eski evler ince, nazik ve bir o kadar da mütevazı görünüşŸleri ile insanları kendisine çekiyor.
Evler ve insanlar arasında da bağŸlar kurmak mümkün. ևağŸımız insanı iki şŸeyi yan yana koyunca dünyayı kurtarmışŸ, adeta İskender gururu ile yürüyor. Oysa eskinin, ilim ve takvada olgunlaşŸmışŸ gönül insanları, tevazuları ile ön plana çıkmışŸlar.

Ziyaretçilerin Asılsız İstekleri

Evlerin bizi saran kuşŸatmasından kurtulduğŸumuzda, kendimizi Üftö¢de hazretlerinin türbesinin bulunduğŸu tepedeki düzlükte bulduk. Yorgun çınarın altında, sonsuzluk ikliminin rahmet yağŸmurlarından ıslanan türbe karşŸıladı bizi.
Çınar yapraklarının kapladığŸı sokakları süpüren rüzgarın zikir çekişŸini fark etmeden, Bursa€™nın bir ara sokağŸındaki küçük tepecikteki camii ve türbeye selam verdik.
Türbe, yüreğŸi yananların uğŸrak yeri. Ellerindeki küçük Kur€™an cüzleri ile Yö¢sin okuyan kadınlar, küçük ellerini semaya uzatan çocuklar, bu kapıya her gün geliyor.
Bu gelişŸlerde hep evlatlar, makamlar, şŸan şŸöhretler, servetler isteniyor. Bunun yerine iman selameti ve Allah€™a hakkıyla kul olma isteğŸi olsa, Allah (cc) rahmet ve yardımını yağŸdıracak gelenlere€¦ Güzel dostu Üftade Hz. hatırına€¦
 ¼br> €˜Yokluk Kapısı€™nda €˜Varlık€™ Olmaz!

Kendisine mürid olmak için gelen Bursa Kö¢dısı Azö®z Mahmö»d Hüdö¢yö® hazretlerine: €œBurası yokluk kapısıdır, biz de, fakirlik kapısının kuluyuz. Hö¢lbuki sen varlık sö¢hibisin. Bu hö¢lde ikimiz bir araya gelip bağŸdaşŸamayız. Senin ilmin, malın, mülkün, şŸö¢nın ve mö¢mur bir dünyö¢n var. Bizim gibi kulların, Allah-u Teö¢lö¢€™dan başŸka hiçbir şŸeyi yoktur.€ BuyurmuşŸtur.

Türbenin içersindeki manevi havayı, içeri girerken yüreğŸimize kadar hissediyoruz. Ama biz yine de nefsimizin baskılarına dayanamayıp €˜yokluk kapısı€™ndan, €˜varlık€™lar istemek için elimizi açıyoruz. Üftö¢de hazretleri, karanlığŸın içinde altın arayanlara, biraz ötede nurlar içinde nimetlerin sırrını öğŸretiyor. Ama biz her şŸeyin peşŸin ve hemen olmasını istiyoruz! Vermeden almak, yürümeden koşŸmak, sevmeden karşŸılık beklemek isteğŸi bizlere mahsus!..

Sırtımızdan çıkaramadığŸımız dünya gömleğŸi, içimizden atamadığŸımız makam sevdası, hayata/dünyaya duyduğŸumuz sevgi ve uzun emeller, türbenin içerisinde dudaklarımızı kilitliyor€¦

Dualarla ayrıldığŸımız türbeden çıkıp Bursa sokaklarına dalıyoruz. Herkes bir kadı elbisesi giymişŸ, başŸkasını yargılıyor. BaşŸkasının günahını sevabını ölçüp tartıyor. Bir küçük köşŸede bir ayna ilişŸiyor gözümüze. Bizler de giymişŸiz bir kadı elbisesi, başŸkalarını yargılıyoruz.

Kadı Azö®z Mahmö»d Hüdö¢yö® Hazretleri gibi sırtından makam urbasını çıkarıp ciğŸer satanlara rastlamak çok zor bu devirde. Ancak, biliriz ki yine de ciğŸer satamasa da dini hizmetlere destek olmak amacıyla, dergi ve kitap satan müminler dolaşŸır, Bursa sokaklarında ve daha nice şŸehirlerde€¦

Türbesinde BaşŸ Ucundaki şžiir:

 ¼br> ¼br> Bö¢ğŸ-ı aşŸkın andelibi, hazret-i Üftö¢de€™dir.
Dertli ö¢şŸıklar tabö®bi, hazret-i Üftö¢de€™dir.

Vö¢sıl-ı kö¢mil odur, tevhö®d-i Zö¢ta şŸübhesiz,
gösteren rö¢h-ı Hüdö¢yı hazret-i Üftö¢de€™dir.

Eyleyen rö»hundan istimdö¢d erişŸir matlö»ba,
Halleden her müşŸkilö¢tı, hazret-i Üftö¢de€™dir.

Sıdkile ol Hüdö¢ö® eşŸiğŸinde dö¢imö¢,
Bil hakö®kat kutb-ul-aktö¢b hazret-i Üftö¢de€™dir.

KERAMETLERİ

Bursa€™dan Kö¢be€™yi Seyretti

Bir ikindi vaktinde, Muhammed Üftö¢de Hazretlerinin yanına yaşŸlı bir kimse geldi. €œEfendim! Bu sene çocuklarımla birlikte hacca gitmişŸtik. Vazifelerimizi yaptıktan sonra, maddö® gücüm olmadığŸı için onları getiremedim. Yanlarına bir miktar para bıraktıktan sonra, kendim geldim. EğŸer onları buraya getirmek mümkünse, getirmenizi istirhö¢m edecektim.€ diye yalvardı. Hz. Üftö¢de de; €œSağŸlığŸımda kimseye söylemezseniz getirelim.€ buyurdu.

Hacı da söylemeyeceğŸine söz verince, Üftö¢de hazretleri adamın yönünü kıbleye doğŸru çevirdikten sonra; €œşžimdi bakınız! Kö¢be-i Muazzama€™nın yanındaki namaz kılan şŸu kimseler, hanımın ve çocukların değŸil mi?€ buyurdu. Adam hayretle binlerce kilometre uzakta bulunan Kö¢be€™nin yanındaki çocuklarını gördü. Hz. Üftö¢de, namaz kılan çocuklara hitap ederek; €œAnnenizle birlikte, Harem-i şžerö®f€™in dışŸındaki deveye binip acele geliniz!€ buyurdu.

ö‡ocuklar, namazlarını bitirir bitirmez annelerini aldılar ve dışŸarı çıktılar. DışŸarıda bir devenin beklediğŸini gördüler. Üçü birden deveye binip Bursa€™ya doğŸru sürdüler. Devenin her adımı, gözün görebildiğŸi uzaklığŸı kat ediyordu. Kısa bir zaman sonra, deve, çocuklarla birlikte yanlarına geldi. Hz. Üftö¢de, deveye bir şŸeyler söyleyince, birden kayboldu. O, hacıya da; €œBunu sakın kimseye söyleme!€ diye tekrar tembih eyledi.

Geminin KurtuluşŸu

Bir gün Yalova€™dan İstanbul€™a bir gemi gidiyordu. İstanbul€™a yaklaşŸtıkları sırada, şŸiddetli bir rüzgö¢r esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şŸiddetle vurmaya başŸladı. Dalgaların vuruşŸundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu.

Yolcular ne yapacaklarını şŸaşŸırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları sakinleşŸtirmeye çalışŸıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helö¢lleşŸiyor ve şŸimdiye kadar işŸlediğŸi günahlarına tövbe ediyordu. Bö¢zıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu.

Yolcuların arasındaki bir genç, Fö¢tiha-i şŸerö®fe ve İhlö¢s sö»relerini okuyarak, hö¢sıl olan sevö¢bı; Peygamber Efendimizin, Ashö¢b-ı Kirö¢mın, evliyö¢nın, ö¢limlerin ve zamö¢nın velö®lerinden Üftö¢de hazretlerinin rö»h-i şŸerö®flerine hediye etti. Sonra da; €œYö¢ Hazret-i Üftö¢de! Himmetinizi, yardımınızı istirhö¢m ediyorum.€ dedi.

O anda, uzaklardan bir karaltı peydö¢ oldu. YaklaşŸtıkça, bunun bir insan olduğŸunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğŸru geldiğŸini gördüler. Onun yürüdüğŸü yerlerde dalgalar hemen sö¢kinleşŸiyordu. Nihö¢yet, o zö¢t geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir miktar tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başŸladı. YürüdüğŸü yerlerde deniz durgunlaşŸıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu.

Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiğŸi istikö¢mete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selö¢metle sö¢hile vardılar. Herkes bu hö¢dise karşŸısında şŸaşŸırıp kaldı. Sö¢dece o delikanlı şŸaşŸırmamışŸtı. Yolcular sö¢hile çıktıklarında, bir kimse karşŸılarına çıkıp onlara; €œEy yolcular! Üftö¢de hazretlerinin selö¢mı var. SağŸ olduğŸum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye (söylememi) bana emretti.€ dedi.

TaşŸtan Para

Üftö¢de hazretleri, bir gün katırına binmişŸ evine giderken, önüne ihtiyö¢r bir zö¢t çıkıp, borçlu olduğŸunu, yaşŸlılık sebebiyle çalışŸamadığŸını, bu sebeple de borcunu veremediğŸini bildirdi. Sonra da bir miktar para istedi.

Hz. Üftö¢de, adamın hö¢line acıdı ve; €œKimseye söylemezsen borcunu vereyim.€ buyurdu. Adam söz verince; €œşžu taşŸı kaldır ve altındakileri al!€ dedi. Adam taşŸı kaldırdı. Altındaki bir miktar parayı görünce, hayret ederek hepsini cebine doldurdu.

Üftö¢de hazretlerine teşŸekkür ederek ayrıldı. Parayı saydığŸında, tam borcu kadar olduğŸunu gördü. Alacaklıya gidip borcunu verdikten sonra, tamö¢h ederek, tekrar o taşŸın yanına geldi. Büyük bir heyecanla taşŸı kaldırdığŸında, hiçbir şŸey bulamadı. Bu işŸin, Üftö¢de€™nin bir kerö¢meti olduğŸunu anladı. Huzö»runa giderek talebesi olup, sohbetiyle şŸereflendi.

Nasıl Gidilir?

Bursa€™ya kara, hava ve deniz yolu ile gitmek mümkündür. Hz. Üftö¢de€™nin Türbesi PınarbaşŸı semtinde yer almaktadır. Yanınızda bir rehberin olması işŸinizi kolaylaşŸtırır. Tophane€™den beşŸ dakikalık yürüyüşŸle varma şŸansınız var.

Hakka ö¢şŸık olanlar,
Zikrullahtan kaçar mı?
ö‚rif olan cevheri,
BoşŸ yerlere saçar mı?

Gelsin mö¢rifet olan,
Yoktur sözümde yalan,
Emmö¢reye kul olan,
Hayr ü şŸerri seçer mi?

Gerçek bu söz yö¢renler,
Gördüm demez görenler,
Kerö¢mete erenler,
Gizli sırrın açar mı?

Üftö¢de yanıp tüter,
Bülbüller gibi öter,
DervişŸlere taşŸ atan,
öŽmö¢n ile göçer mi?

Yol Notları

€¢Bursa, PınarbaşŸı semti yamaçlarında bulunan Hz. Üftö¢de Camisi€™ni Üftö¢de Mehmed Muhiddin XVI.yüzyılın sonlarına doğŸru yaptırmışŸtır.

€¢Türbe ile camii yan yanadır.

€¢Üftö¢de hazretleri hem büyük bir veli hem de bir kuvvetli şŸairdir.

€¢Üftö¢de hazretleri Celvetiye Tarikatı€™nın kurucusudur.

€¢Osman Bey ve Orhan Bey€™in türbesini ziyaret edip,Tophane€™de bir çay içiminden sonra, eski sokaklardan yürüyerek gitmek yolculuğŸunuza daha farklı bir mana katacaktır.

Üftö¢de Hazretleri Kimdir?

Manyaslı bir baba ile Bursa€™nın Hamamlıkızık Köyü€™nden bir annenin evladı olan Mehmet Muhyiddin Üftö¢de Hazretleri, 1490 yılında, Bursa€™daki İnebey ö‡arşŸısı€™nın üzerinde Araplar Mahallesi€™nde dünyaya geldi.

Rivayete göre, Üftö¢de Hazretleri dünyaya geldiğŸi zaman, annesi rüyasında oğŸlunu süt deryasına dalıp çıkarken görmüşŸ ve rüyayı telaşŸla Üftö¢de€™nin babasına anlatmışŸ o da €œİnşŸallah oğŸlumuzun ilim erbabı kö¢mil bir veli olacağŸına işŸarettir€ demişŸ.

1580€²de yine Bursa€™da vefat eylemişŸtir. Hz. Üftö¢de, Bursa€™da kurulup teşŸkilatlanan ve daha sonra Anadolu ve Balkanlar€™a yayılan Celvetiye Tarikatı€™nın Piri ve Azö®z Mahmö»d Hüdö¢yö® Hazretlerinin de şŸeyhidir.

On altı yaşŸlarında, Ulucami€™de fahri müezzinliğŸe ve muhtelif camilerde imamlığŸa başŸlayan Üftö¢de, bu vazifeleri on sekiz yıl sürdürdükten sonra, vaaz ve irşŸad hizmetlerine başŸlamışŸtır. DoğŸanbey, Namazgah ve Kayhan Camilerinde hitabette bulunmuşŸ, Azö®z Mahmö»d Hüdö¢yö® de kendisini Kayhan Camii€™nde tanıyarak intisab etmişŸtir.

Üftö¢de, halkın ısrarı ve Emir Sultan Hazretleri€™nin rüyadaki ricası üzerine, Emir Sultan Camii HatipliğŸine tayin edilmişŸ ve bu vazifeyi ömrünün sonuna kadar sürdürmüşŸtür. AldığŸı maaşŸı da dervişŸlere dağŸıtmışŸtır. Fakat, daha sonraları dağŸın eteğŸinde yaptırdığŸı tekke ve bitişŸiğŸindeki camide, Celvetiye Tarikatı€™nin talimiyle meşŸgul olmuşŸtur.

Hz. Üftö¢de, hayatı boyunca ibadet, zühd ve takvaya son derece önem vermişŸ, şŸüpheli şŸeylerden uzak durmuşŸtur. O daima halk içerisinde Hakk€™ı aramışŸ, uzlet yerine €˜celvet€™i tercih etmişŸtir.

Eserleri; Hutbe Mecmö»ası, Dö®vö¢n, Vö¢kıa.

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *