Hırvatistan ve Dalmaçya Gezi Rehberi

Hırvatistan ve Dalmaçya Gezi Rehberi

Bu yazıda Hırvatistan seyahatimle ilgili kişisel yorumlarımı değil, sadece rehber olacak bilgileri aktarıyorum. Hırvatistan, ülkemizde yeni yeni popüler olduğu için, gitmeyi düşünenlere yol gösterecek bir yazı olmasını umuyorum.

Gitmeyi düşünen herkese şimdiden iyi seyahatler dilerim…

İlk önce genel bilgilerle başlayayım.

En önemli bilgi: Vize istemiyor.

Türkiye’den sadece Zagrep’e uçuş var. Eğer bir tarih sorununuz yoksa biletleri takip edin indirimli uçuşlara denk gelirseniz bayağı ucuza geliyor. Yol uzun değil, bir saat kırk beş dakika sürüyor. Saat farkı 1 saat. Türkiye’den 1 saat geri. Bu da oraya vardığınızda sizin için bir avantaj sağlamış oluyor.

Hava sıcaklığı (Ağustos) Türkiye ile aynı gibi, ama geceleri daha serin.
Özellikle göller bölgesinde. Kalın bir şeyler muhakkak şart. Adaların havası daha yumuşak.

Şehir içi ulaşım bol. Her yere otobüs ve troleybüsler var. Çok düzenli çalışıyor. Ucuz ve tenha. Araba kiralarsanız trafik süper. Yollarda neredeyse hiç araç yok. Çoğunlukla bisiklet kullanılıyor. Bir hafta boyunca hiç kamyon görmedik desem yalan olmaz. Sahile doğru otobandan giderseniz yol da bayağı kısalıyor.

Havaalanından günlük 20 €’ya araba kiralanabiliyor. 5 € vergisi var.
Otellerde öyle. Vergi günlük fiyatın dışında alınıyor. Biz son gece Zagrep’te iki kişi 330 kn’ya kaldık. 7 kn vergi verdik.
Hırvatistan’ın para birimi kuna. Ortalama olarak 1 €=7 kn ediyor.

Havaalanından şehir merkezine otobüs kalkıyor. 1 kişi 30 kuna. Sizi otogara bırakıyor.
Buradan şehirler arası otobüse, trene veya şehir içi ulaşıma başlamış oluyorsunuz.

Belli yerlerde turist büroları var. Buralardan gerekli bilgileri alabilirsiniz.
Şehir haritaları ve bilgi broşürleri çok kolaylık sağlıyor.

Yerli halk ingilizce bilmiyor. Sadece turistlerle muhatap olacak sektörde çalışıyorlarsa, ancak işlerini görecek kadar konuşuyorlar. İngilizce dışında da İtalyanlar çok gittiği için biraz İtalyanca ile iş görüyorlar.

Şehir merkezinde küçük oteller 60-100 € arası. Pansiyonlar da var. Ama gittiğiniz zamana göre yer bulmak zor olabilir. Gitmeden hostels veya sobe (yatak) diye ararsanız internet üzerinden yer ayırtabilirsiniz. Oda fiyatları 13-20 € aralığında.

Yiyecek içecek bol ve ucuz. En ucuz içecek bira. Pizza ve hamburgerleri çok çok güzel. Porsiyonlar çok büyük. Bir de özel börekleri var. Tatlı olarak yapılıyor. İçi bol marmelatlı. Dondurma özellikle adalar da çok bol ve ucuz.

Yeşil, suyu bol ve temiz bir ülke. Havası temiz. Sakin, sessiz ve tenha.
Turist olarak İtalyanlar ve Avusturyalılar çoğunlukta.

Dünyaca ünlü Ulusal park [Plitvicka Jezera ya da National Park]–asıl gitme sebebimizdir-
Hvar ve Brac adası illaki görülmesi gereken yerler arasında.

PLITVICKA JEZERA ya da NATIONEL PARK BÖLGE

Zagrep’e varıştan sonra ilk durağımız. Ve resimlerini görüp ayran olduğumuz göller bölgesi.
İnanın burada yaşamayı çok isterdim. Gündüz otuz derece sıcak varken, gece neredeyse şömine karşısında oturup keyif yapabileceğiniz bir yer. Yazın evinizin önünden geçen nehirde yüzebilirsiniz, ya da birkaç metre ötenizde oluşmuş doğal bir göle girebilir, kışında aynı yerlerde kayak yapabilirsiniz. Çok düzenli bir şekilde yapılanmış küçük köy evleri (çoğu tek katlı) cam önlerindeki ve teraslardaki mor çiçeklerden görünmez olmuş. Parka giderken işte böylesi resim güzel bir yerden geçiyorsunuz.

Unıcef’in koruması altındaki park görülmesi gereken en önemli ve en güzel yerlerinden biri.
Yüzlerce çeşit ağaç ve bitki, sayamayacağınız kadar şelale ve resimde de gördüğünüz şahane göller… Havası mükemmel. Yaklaşık onbin kişi aynı anda gezdiği halde, alan o kadar büyük ki belli noktaların dışında neredeyse yalnız başınıza geziyorsunuz.

Biz de ormanlar ardı arkasına yanarken, göller birer birer kururken, insan oralardaki itinayı, korumayı ve bir park alanından kazanılan parayı görünce inanın üzülmekten kendini alamıyor. Bakılsa, korunsa bizdeki doğal güzellikler buranın en az on katı eder ama… Pamukkale’nin hali ortada. O nadide yerler dikkatsiz kullanımdan ve ziyaretlerden ne hale geldi. Neyse bu konuyu kapatalım, daha fazla üzülmeyelim.
jelsa_plaj.jpg
Ve ziyaretçiler. Küçük bebekli aileler, yanında iki-üç çocuğuyla gelenler, Yaşlı teyzeler, amcalar, gençler. Her ülkeden çeşit çeşit insan profili. Ama herkes hayranlık içinde. Her yer o kadar temiz ki kimse yere çöp atmıyor, parmağının ucunu üzerinden geçtiği göllere, yanından akan şelalelere değdirmeye niyetlenmiyor. Binlerce insanın aynı anda gezdiği parkta etrafta ne bir tane çöp ne de görevli (uyarı amaçlı) göremezsiniz. Tamamen doğaya duyulan saygıdan, çevrenin temizliğinden, herkes kendiliğinden etrafı korumaya, kirletmemeye özen gösteriyor.

Park çok geniş bir alana yayılmış. İçinde gezmek için botlar (100 kişilik) ve tren var. Yürüme yollarının bazılarını kısaltmak için bunlar kullanılıyor. Parkı gezmek için 2-4 saat, 4-6 saat ve 6-8 saatlik bölgelere bölmüşler. Bir harita alıp istediğiniz saat aralığını seçip gezmeye başlayabilirsiniz. Biz 6-8 saatlik turu yaptık. Ama zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamadık. Birkaç kere daha gezsem inanın sıkılmam. Parkın girişinde ve içinde iki noktada çok güzel yemek yiyip-içmek ve diğer ihtiyaçlarınız için mola yerleri var.

Mola yerlerinde doğal tatlı su sebilleri yapmışlar. Ücret ödemeden su ihtiyacınızı karşılayabiliyorsunuz.

Park sabah 08.00’de açılıyor, akşam 20.00’de kapanıyor.
Giriş 1kişi 110 kn., öğrenci 55 kn. Kredi kartı geçiyor.

Yalnız bu kadar orman ve su bolluğunda en kıymetli şey de su. Parkta, otellerde, restorantlarda hatta ülke genelinde su kullanılacak en minimum şekilde harcanıyor.

Ulaşım: Sadece araba yolu ile ulaşmak mümkün. Ya araç kiralayacaksınız ya da şehirler arası otobüsle gideceksiniz. Kendi aracınızla giderseniz Zagrep’ten bir saat; otobüsle iki buçuk saat sürüyor. Yol çok keyifli. Yemyeşil ağaçlar içinde ve şirin köy evlerinin bulunduğu yollardan gidiyorsunuz. Yol çok rahat ve sakin. Trafik yok.

Plitvice’ye kadar otobüs kişi başı 65 kn. Sadece nakit ödeme var.

Konaklama: Parkın hemen karşısında otel var. Ama yer ayırtmadan giderseniz oda bulmak çok zor. Ama parkın 7-8 km etrafında çok güzel pansiyonlar var. Bol çiçekli balkonlara bulunan, güzel evlerde kalmak çok ucuz. Kişi başı 10-20 Euro arası. Genelde kahvaltı yok. Önemli bir noktada pansiyonlarda çoğunlukla banyolar ortak. Ama her taraf inanın mis gibi.
Pansiyonlarda sadece nakit ödeme kabul ediyorlar.

Yeme-içme: Park civarında tek bir restoran var. Sabah kahvaltı, öğle ve akşamları da güzel yemekler hazırlıyor. Pizza yemenizi özellikle tavsiye edeceğim. Kahvaltı da omlet yemeden gelmeyin. Hem ucuz hem çok lezzetli. Örnek verecek olursam, pizzaların fiyatları boyuna ve malzemelere göre 25-45 kn arası. Bira en ucuz içecek her tarafta 15 kn. Kredi kartı geçiyor.

SPLİT ve ADALAR

Adalara gitmek için Plitvice’den Zadar veya Split’e gitmelisiniz. Biz Zadar’dan gidilen adalara uğramadık. Doğrudan Split’e geçtik. Yol çok zevkli, manzara müthiş ancak 2 saatlik bir kısmı çok virajlı. Sahil tarafından giden yol altı buçuk saat sürüyor, kişi başı 147 kn. Tüm otobüslerde bagaj için ayrıca ücret alınıyor. Parkın oradan Split’e gidecekseniz, otobüsler sadece sahil yolundan gidiyor. Yer ayırtmaya gerek yok. Ama kendi aracınızla gidecekseniz otobanı tercih edin derim. Yol 2 saat kadar daha kısalıyor. Biz vakit darlığından şehirleri gezemedik. Eminim ki oralarda da çok güzel tarihi yerler vardır. Vakti olanlar belki 1 gün şehirlerde kalıp gezebilir. Tarihi yerlerini ve günlük yaşamı yakından görebilir.

HVAR ADASI’NA GİDİŞ

Hvar çok büyük bir ada. İçinde bir sürü köyleri var. Hvar’ı merkez olarak kabul ederseniz, diğerleri Jelsa, Stari Grad, Vrboska gibi.

Split’te otobüs, feribot ve tren garı bir arada. Biz doğrudan Stari grad’a (Hvar adası) geçtik. Hvar çok büyük bir ada. Hvar merkeze feribot yok. Büyük deniz otobüsleri var. O yüzden feribotla Stari Grad’a gidip oradan araba veya otobüsle Hvar merkeze gidebilirsiniz.

Feribot bir saat 45 dakika sürüyor. Kişi başı 42 kn. Feribotlarda yeme-içme bizde olduğu
gibi pahalı değil. İster tost, ister yemek yiyin hepsi çok ucuz. Vaktiniz kısıtlıysa yemek
işini feribota bırakın, pişman olmazsınız.

Ayrıca Stari Grad’dan otobüsle Jelsa, Vrboska gibi merkezlere de otobüsle gidiliyor.

Stari Grad- Hvar arası 15 dakika 25 kn. Jelsa 8 dakika 21 kn.

Bu yerlerin hepsinden denize girilebiliyor, ayrıca teknelerle çok güzel ve bakir adalara günübirlik ulaşım yapılabiliyor.

Tüm sahiller ve adalarda bizde ki gibi, uzun kumsal yerler aramayın. Yok değil, ama çok çok az. Genelde sahil kenarları kayalık. Adriyatik kıyıları çok girintili çıkıntılı. Kayalar dalgalar tarafından aşınmış ve doğal bir sahil oluşturmuş. Deniz şehirlerin, ormanların içine kadar girmiş. Bunu pek anlatamıyorum, gerçekten görmek gerek. Sanki dantel gibi.
park7.jpg
Bizde ki gibi kumsallar, üzerinde şezlonglar filan yok. Şezlong çok az yerde var. Genellikle kayaların üstüne havlu ve mat serip uzanıveriyorlar. Oralarda oturup, güneşleniliyor. Bu bizim pek alışık olmadığımız bir sahil tarzı.

Ama deniz her tarafta çok mükemmel. Serin, berrak… Her yerde farklı özellikler gösteriyor.

STARİ GRAD

Çok güzel doğal bir yer. Köy merkezinin içine kadar giren deniz merkezi ikiye bölmüş. Bir taraf daha çok yerli halkın oturduğu evlerin olduğu kısım. Diğer taraf ise pansiyonların, restorant ve kafelerin olduğu kısım. Üç-dört tane büyük otel bulunmakta. Oteller deniz kıyısında. Zaten başka bir yerde de kalsanız aynı yerden denize giriliyor. Hvar adasında kalmayı düşünenler için Stari Grad’da kalmak hem daha ekonomik, hem de daha sakin bir yer. Biz pansiyonda kaldık. Fiyatı kişi başı 120 kn. Mutfağı kullanmak ya da kahvaltı almak isterseniz ayrıca ücret ödemeniz gerekiyor. Kahvaltı bol, istediğiniz yerde yiyebilirsiniz.

Restorantlar hem çok hem de ucuz. Hepsinde fiyatlar aynı sayılır. Ara sokaklarda ise genellikle butik restoranlar var. Biz daha çok onları tercih ettik. Daha değişik yemekler bulmak mümkün. Ama fiyatlar da çok bir fark yok. Yalnız balık pek yok. Hatta hiç yok. Sadece somon ve ton balığı var. Balık en pahalı yiyecek. Ama kalamar çok bol. Fiyatlar bizdeki gibi ama porsiyonlar iki-üç katı büyüklüğünde.

Size özellikle bir pastane tavsiye edeceğim. Sahibi bir Türk, Nejat Bey. Bize çok yardımcı oldu. Kendisine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Stari Grad’ın en büyük ve en güzel pastanesinin sahibi. Dondurma kupları ve pastaları meşhur. Orada dondurma yemeden kimse gitmez diyebilirim. Gider, tanışırsanız size de çok yardımcı olur. (Pastanenin resmini gece çekmiştim, çok iyi çıkmamış, o yüzden sayfaya koyamadım.) Diğer ihtiyaçlarınız için de adada büyük bir market var. Burada gerekli herşeyi bulabilirsiniz.

Akşamları hediyelik eşya tezgahları açılıyor, pek çeşit olmasa da gezip görmek yine de zevkli. Yalnız gözlemlediğim kadarıyla tüm adalarda ve şehirlerde hediyelik eşya bulmak bir sıkıntı. Biz sadece buzdolabı mıknatısı alabildik. Köyde neredeyse her sokakta bir kilise var. Kiliseler çok güzel. Güzel küçük müzeler var. Bol bol resim çekebilirsiniz. Köyün arka tarafları ise bağlık. Her taraf yemyeşil, tertemiz. Ayrıca bir de büyük bir kamp alanı var. Her yere ulaşmak çok kolay. Stari Grad’da marketler dışında hiçbir yerde kredi kartı geçmiyor.

Burada scuba yapacak yer vardı. Ama fiyatlar çok pahalı. Dalış için ayrı vergi alıyorlar. Ben dalamadım. Aklım kalmadı desem yalan olur. O kadar yol gidipte dalmadan gelmek olmadı ama, o da inşallah başka sefere diyelim. Tekrar gitmek için bahane olur belki..

JELSA

Burası da stari Grad gibi Hvar’ın bir bölgesi. Starigrad’a feribotla gelip oradan otobüslü 10 dakika da ulaşıyorsunuz. Burası da yine bir meydan, etrafında alışveriş yerleri ve küçük bir marinadan ibaret. Marinasından civar adalara tekneler kalkıyor. Konaklamak için uygun bir yer. Biz sadece günübirlik gittik.

Daha çok yerli halkın tercih ettiği büyük bir plajı var. Burası kayalıklardan iki katlı set şeklinde oluşmuş (biraz doğa , biraz insan eliyle), doğal bir havuz gibi. Kıyının arkası her tarafta olduğu gibi ormanlık. Plajda soyunmak için portatif kabinler ve duşlar var. Etrafta küçük restoranlar var. Burada çok fazla turist yok. Vakniniz varsa gidip görülmeli, özellikle plajı çocuklar için çok uygun. Kumluk ve sığ bir denizi var. Yüzmek için açılmak gerekli.

BRAC ADASI (BOL)

Buraya Starigrad’dan 2 saatlik bir tekne yolculuğuyla geliniyor. Jelsa’dan da gelebilirsiniz. Kişi başına 100 kn. Görülmeden gidilmemesi gereken bir ada. Adaya tepeden baktığınız da Bu da ancak çekilmiş resimlere bakarak mümkün, muhteşem bir görünüşü var. Denize doğru upuzun uzanmış bir sahil. Sahilin içine doğru girmiş orman. Su hemen derinleşiyor. Yüzmek için çok güzel bir denizi var.

Burada zenginliğin farkına varıyorsunuz. Güzel ve şık cafeler, publar ve değişik mağazalar marinada sizi karşılıyor. Her taraftan denize girilmesine karşın, resimlerde de gördüğünüz buruna gitmek için 2 kilometre kadar yürümek gerekiyor. Ya da tembellik yaparım dersiniz, taksi botlara binersiniz. 10 kn’ya 2 dakikada canım sahile varırsınız. Upuzun bir sahil. Deniz çok güzel. Sahilde şezlong ve şemsiyeler ücretli. İsterseniz sıcak olursa, plajın hemen arkası ormanlık orada oturabilirsiniz. Ormanlık alanın içinde duşlar, tuvaletler, cafeler ve şahane bir restoran var. Yemek için aklınıza ne gelirse bulabilirsiniz. İnanılmaz derecede büyük porsiyonlar ve çok uygun fiyatları var. En lezzetli hamburgeri burada yedim diyebilirim.
Bu adada da rahatça konaklayabilirsiniz.

Yatlarla çok fazla gelen oluyor. En turistik adalarından biri. Görmeden gelinmemesi gereken bir ada. Çok ama çok güzel. Kalmak için de iyi bir ada. Bir daha gidecek olursam, burada birkaç gün kalmak isterim.

PALMIZANA ADASI
Çok ama çok güzel bir ada. Diyeceksiniz ki bizde de var. Evet. Ama hangi ada bu kadar bakir kalmış. Küçük, ama oturum yapılmayacak kadar değil. Ama yapmamışlar. Belki de o yüzden çok doğal. Hvar’dan tekneyle sadece 30 dakika. Adam başı 50 kn. Adaya vardığınızda önce şaşırıyorsunuz. Kendinizi birden küçük bir marinada buluyorsunuz. Etrafa bakınıp ‘burada denize girecek yer yok ki?’ diye düşünürken, size sahili tarif ediyorlar. Yola çıkıp –çok güzel yemyeşil bir patika- 10 dakika kadar yürüyünce gözlerinize inanamıyorsunuz. Bir koy iki yanı upuzun sahil (tabii yine kayalık) ve hemen arkası yemyeşil orman. Konaklayacak hiç yapı yok . Sadece dört tane restoran var. Onlarda ağaçların arasında kaybolmuş. Biz en popüler olana TOTO’S’a gittik. Her zaman ki gibi iyi ve bol yemek yedik, az para ödedik…
plitvice_pansiyon.jpg
HVAR ADASI

Sırada en popüler adası olan Hvar var. Burada zenginlik göz kamaştırıyor. Ama tüm köylerinde olduğu gibi burada da bir meydan var. Tabii yine güzel büyük bir kilise meydanda yerini almış. Herşey meydanda toplanmış. İskele, otobüs durağı, marketler, information büroları, bankalar vs… Otobüs gelince elinde sobe (oda) yazılı insanlar birden etrafınızı sarıyor. Marinada tripleks ev büyüklüğünde özel yatlar, şık cafe ve restoranlar sıralanmış. Tabii herşey bu kadar şaşaalı olunca fiyatlar da öyle oluyor. Neredeyse herşey iki katı fiyatı. Kalacak yerler, yiyecekler, hatta marketler bile. Aynı market, aynı ürün ama fiyatı burada daha pahalı. Otellerin çoğunun yine sahile uzak. Ama sahile de kıyısı olan çok büyük bir oteli var. Burada kumar turizmi epeyce gelişmiş. Bir de yatıyla gelip, bir yemek yiyip giden dünyaca tanınmış sanatçılar ve iş adamları vs.. gibi insanların geldikleri yerler de burada mevcut. Yalnız onların gittiği kulüplere gitmek hem çok çok pahalı, hem de herkesi almıyorlar!… Kılık kıyafet vs.. gibi şartları var. Buraya kadr gelmişim, kulübe gideyim, parası neyse veririm deseniz de kılığınız uygun değiyse içeri almıyorlar. Niyetiniz varsa yanınıza ona göre bir kıyafet alamakta fayda var derim…

Şimdilik genel hatlarıyla anlatacaklarım bu kadar.

Aslında daha detaya girilse her yer ayrı birer yazı olur. Umarım genel bir bilgi sahibi olmuş, ortalama ne kadar harcama yapılacağını ve ulaşımı hakkında yeteri kadar aydınlanmanıza yardımcı olabilmişimdir.

AB’ye girmeden, vize sorunu çıkmadan, iyice dolup taşmadan, temiz denizi, muhteşem doğası ve keşfedilecek birçok çok adası ile sakin, ucuz bir tatil için ideal bir yer. Biz çok memnun kaldık. Biraz daha kalıp diğer adalarını da görmeyi, kültürünü daha iyi anlamayı çok isterdik. İnşallah başka sefere.

Gitmeyi düşünen herkese şimdiden tekrar iyi tatiller…
zencefil61@hotmail.com

Yazarın diğer gezi yazıları www.dokuzuncubulut.com

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

1 Comment

  1. meltem filiz güven 30 Nisan 2013 at 09:37

    Hırvatistan gezi yazınız benim için son derece yararlı oldu. Temmuz ayında gideceğim gezimde önerilerinizi dikkate alacağım. Çok teşekkürler….

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *