Safranbolu Kazan Ocağı ev Yemekleri

Safranbolu Kazan Ocağı ev Yemekleri

Yeni cami direk ister

Söylemeye yürek ister

Benim karnım tohdur amma

Arkadaşım börek ister…

Safranbolu’dayız, radyoda Sadi Yaver Ataman’ın Safranbolu’ya ait yukardaki türküsü.
Otele yerleşmemizin ardından Safranbolu sokaklarına attık kendimizi, uzun bir yolculuğun ardından acıkmıştık ve eşimle Safranbolu’ya ait yöresel tatlar peşindeydik… Yeni bir şehre, köye, kasabaya nereye gidersem gidim bildik tatlar değil oraya özgü bireyler ararım her zaman… Kuş adasında Adana kebap, Urfa da döner, Çorum da taze balık sipariş etmek yanlış olur bana göre… Onca yolun ardından oraya ait lezzetlerle buluşmalı insan… Safranbolu’da sorduk soruşturduk Eski çarşı mevkiinde Kazan ocağını tavsiye etti esnaf, kapıdan içeri girdiğimizde 3 hanım erişte kesiyordu masanın etrafında,25-30 kişi ancak alabilecek küçük, kendi halinde bir dükkân, şirin temiz ve sade bir mekân burası.

Mekânın sahibi Nebile Özağartan evde çocuk büyütürken, günden güne koştururken bir anda iş dünyasında bulmuş kendini, evde kabul ettiğim misafirlerimi dükkânımda kabul ederim diye avutmuş kendini ilk zamanlar, evdeki çeyizinden mutfak gereçleri ile açmış dükkânı sonra işi öğrendikçe dahası para kazandıkça geliştirmiş kendini ve mekânını…

Önce peruhi geliyor sofraya, bildiğimiz mantı aslında, ancak Kayseri’dekinden daha büyük, kıyma yok içinde bir de yoğurdun içinde yüzmüyor mantılar ancak biz öylesine alışık olduğumuz için hemen bir kâse yoğurt istiyoruz(müessese ikramı, adisyona yazmıyorlar)Tadı çok güzel.

Sonra sarma geliyor, ancak serçe parmağımızdan daha küçük sarılmış, Safranbolu’da büyük sarma yapanı anneler çocuklarına gelin almazmış, Nebile Hanım öyle söyledi Sarmaya bayıldım, çok başarılıydı.

Sırada güveçte uzun taze fasulye var. Genelde tatilde et yemekleri, kuru gıdalar ağır basar insanlarda, kazan ocağı gibi işletmeler sayesinde ise bu kısırdöngüden kurtuluyorsunuz, güveçte fasulyede çok lezzetli.

Bunca yemekten sonra sıra tatlıda ebetteki, ev yapımı baklava soruyorum büyük bir iştahla, sezondan dolayı belli zamanlarda az miktarda yapıyorlarmış, bu yüzden kalmamış. Bizde kabak tatlısıyla idare ediyoruz. Çok başarılı olmasa da tatlı ihtiyacımızı gideriyoruz.

Bunca siparişin ardından iki kişi için ödediğimiz tutar ise 40 TL. Safranbolu’ya ait yöresel tatlar için Safranbolu gezinizde uğramalısınız Kazan ocağına, Nebile Hanım ve mesai arkadaşları hanımefendilerin ellerinden çıkan lezzetleri tatmalı, tertemiz mekânlarında güven içinde yemeğinizin keyfini çıkarmalısınız. Teşekkürler Nebile Hanım, teşekkürler Kazan ocağı, Siz aslında ev hanımlarının istediklerinde neleri başarabileceğinin kanıtlarısınız.

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

5 Comments

  1. Uğur KAZAN 28 Aralık 2010 at 18:28

    Mevlüt bey selamlar,
    Anladığım kadarıyla Amasradan Safranboluya geçilmiş, aynı gezi programı içerisinde gerçekleştirilmiş…
    Yine çok güzel bir anlatım söz konusu.Yazıyı okuduktan sonra ciddi bir merak olusmaya basladı, ayrıca insanin karnı da acıkıyor…
    çok teşekkürler…

  2. Zafer Metin 29 Aralık 2010 at 15:53

    Mevlüt kardeşim tebrikler zevkle okudum bütün yazılarını yolunuz İstanbula düşerse yöresel yemekler olmasa da pizzamızın veya makarnamızın tadına bakıp bizede ufak birşeyler karalarsın insallah selamlar

  3. DERYA AKTİMUR 30 Aralık 2010 at 09:15

    SEVGİLİ MEVLÜT BEY,
    BU SAYEDE VAROLAN HAYRAN HİTLENİ BİR DE SEYAHAT VE YEMEK ÜZERİNE YAZILARINLA GENİŞLETTİĞİNİ BELİRTMEK İSTERİM. ELİNE DİLİNE SAĞLIK, BAŞARILAR ARKADAŞIM ….

  4. nebile özağartan 04 Kasım 2011 at 23:34

    mevlüt bey yazdıklarınız için çok teşekkür ederim .safranbolu ‘ya yolunuz tekrar düşerse yine beklerim .

  5. visal 24 Kasım 2011 at 18:28

    yorumsuz

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *