Yemek Tadında Mardin

Yemek Tadında Mardin

Çok uzun bir aranın sonrasında yazın bu son günlerinde koyulduk yollara,bu sefer yolun sonundaki şehir Mardin…Son günlerde dizi ve film setlerinin vazgeçilmezi o büyüleyici,her yeri tarih dolu,inancı farklı olsa da içiçe kardeşçe yaşayan güzel insanların güzel şehri Mardin…Adana’dan uzun bir yolculuğun ardından yaklaşık 550 km yol katederek akşam saatlerinde varıyoruz Mardin’e…

 

 

Işıl ışıl şehrin heryanı kilometrelerce uzaklardan sanki koca bir gülümsemeyle karşılıyor ziyaretcilerini…Otelimize yerleştikten sonra ilk durağımız Mardin’in ünlü restoranlarından Cercis Murat Konağı. Şimdilerde İstanbul Suadiye’de müşterilerini ağırlayan Cercis Murat Konağı ilk restoranını Mardin’de hizmete açmış.  Eski bir konak bu mekan,çok güzel restore edilmiş,manzara muhteşem…Önce koca bir tepsi içinde yaklaşık 20 çeşit meze geliyor masaya…tebbuli, tebbel, kiremfum,megbus tepsideki yöresel mezelerden.  Kişk çorbası,Tarçınlı mahlepli patlıcanlı pilav, kitel raha(süryani içli köftesi), incasiye(pekmezli erik tavası)kaburga içinde sarmısaklı yaprak sarması menüdeki sıcak yemeklerden bazıları.

 

 Yemek sonrası tatlı olaraksa başka yerde pek bulamayacağınız irmik helvası, öyle evlerde yapılanlara benzemiyor,gerçekten muhteşem bilesiniz. Özel sunumlu kahvemizi de içtikten sonra konakladığımız Yay Grand otele geri dönüyoruz,sabah erken kalkıp yollara düşmek lazım gezilecek çok yer var çünkü

 

Sabah kahvaltıdan sonra atıyoruz kendimi Mardin sokaklarına, Kasımiye Medresesi, Kırklar Kilisesi,Zinciriye Medresesi, Ulu Cami, Şehidiye Cami, Bakırcılar, Müze, Ptt Evi,Hasan Ayyar, Hatuniye Medresesi, şu anda Sabancı Müzesi olarak restore edilen askeri kışla…Yüzyılların izini taşıyan Dara Harabeleri,Bütün dünyadaki Süryanilerin merkezi konumundaki Dayrulzahfaran Manastırı…Mezopotamya’yı izliyorsunuz bu şehrin her yerinden…Gittiğiniz heryer Türkiye’ye birkez daha aşık ediyor sizi…Yukarda saydığımız bunca yeri ziyaretimiz bittiğinde şehir karanlığa bürünüyor yavaş yavaş…Soluksuz gezdiğimiz için saatlerdir karnığımızın acıktığını  farkediyor ve  bu sefer Mardin’in heryerde isim yapmış mahalli yemeklerini yöreye özgü konukseverlikle sunan Münir Usta’nın yerine gidiyoruz. Cercis’e göre daha mütevazi biryer burası,manzara yok,fiyatlar daha cazip,porsiyonlar da daha doyurucu. Münir Usta’nın muhteşem yemeklerinin de sonu geldiğinde tekrar otele atıyoruz kendimizi çünkü sonraki gün yolumuz uzun daha, sırada Midyat var, sonrasında Hasankeyf, Harran,Urfa, Zeugma, Antep… Ama tabi bunlar diğer sayıya, şimdilik benden bu kadar..

 

Şehirde konaklamak için birçok alternatifiniz var, Büyük Mardin  Oteli,Erdoba Konakları,Yay Grand Otel belli başlı otellerden,havayolu tercih edenlere Thy Ve Anadolujet’İn İstanbul-Mardin ve Ankara-Mardin seferleri mevcut.Bir dahaki sayıda buluşmak ümidiyle,gönlünüzdeki yerleri görmek için yarını beklemeyin,ertelemeyin hayatı yaşamayı,saygılarımla…

Tagged with:

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *