Küresel Isınmayı Unuttuk

kureselisinma07Son günlerde sıkça duyduğumuz kelimelerden biri olan “KÜRESEL ISINMA” dünyamızı bir hayli değişetireceğe bilim adamları tarafından açıklanıyor. Aslına bakılacak olursa bu söylenenler yıllardır var. Her bilinçli bilim adamı kürsel ısınmanın farkında ve dünyayı gerçek bir tehlike beklediğini biliyor. Bu yazımda yaptığım araştırmalar neticesinde küresel ısınma neticesinde dünyamıza neler olduğunu ve olacağını anlatacağım.

 

 

Amerikan, İngiliz ve Avustralyalı bilim adamları ortak bir raporla dünyanın 10 yıl sonra çevre felaketleri açısından geri dönülemez noktaya geleceğini duyurdu. Çünkü dünya ısınıyor.

Karbondioksit oranı artıyor, okyanuslar ısınıyor, buzullar eriyor, deniz seviyesi yükseliyor, orman yangınları artıyor, buzul tabakaları parçalanıyor, göller küçülüyor, kurak dönemler uzuyor, ırmaklar kuruyor, kış sıcaklıkları artıyor, ilkbahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, bitkiler erken çiçek açıyor, göç dönemleri değişiyor, yaşama alanları farklılaşıyor, kıyı şeritleri erozyona uğruyor, mercan resifleri ağarıyor. Kar yığınları azalıyor, bulut ormanları kuruyor, hastalıklar yayılıyor, yüksek enlemlerde sıcaklık artıyor. Dünyaya neler oluyor?

 

Öncelikle atmosferimizi inceleyelim;

Meteorolojik koşulların şekillenmesinde en önemli parametreler atmosferdeki gazların mevcudiyeti, düşey dağılımları ile birbirlerine göre oranlarıdır. % 75’i ve su buharının tamamı troposferde bulunur. İklim yönünden daha çok atmosferin alt kısımları belirleyicidir. Troposfer ve stratosferin alt katlarının kimyasal bileşimi incelendiğinde her zaman bulunan ve oranı değişmeyen gazlar; % 78 oranında azot, % 21 oranında oksijen, %1 oranında asal gazlar (Hidrojen, Helyum, Argon, Kripton, Ksenon, Neon) dır. Her zaman bulunan ve oranı değişen gazlar ise su buharı ve karbondioksit iken daimi olarak bulunmayan gazlar ozon ve tozlardır.

 

Su buharının yer ve zaman göre oranı değişirken yeryüzünün aşırı ısınıp, soğumasını engeller. Yağış, bulut, sis gibi hava olaylarının doğuşunu sağlar. Karbondioksit ise atmosferin güneş ışınlarını emme ve saklama yeteneğini artırır. CO2 miktarının artması sıcaklığı artırıcı, azalması ise sıcaklığı düşürücü etki yapar. Ozon atmosferdeki oksijen (O2) mor ötesi (ültraviyole) ışınlarının etkisi altında ozon (O3) haline geçer. Ozon gazı, içinde hayatın gelişmesine olanak vermez ancak atmosferin üst katmanlarında ültraviyole ışınlarını emerek yeryüzündeki yaşam üzerinde olumlu bir etki yapar.

 

Bu kadar teknik bilgiden sonra ise sıra asıl önemli soruya geldi

 

Peki dünyamız ısınırsa ne olur;

 

Ne olur sorusuna bir önekle cevap vermek istedim ve o örnek Gulf Stream.

Dünyada bir çok okyanus akıntıları vardır bunlardan biri ise Gulf Stream’dir. Ekvatorun kuzeyinde doğudan batıya doğru uzanan bir akıntı olarak; Büyük Antiller boyunca devam eden kuzey ekvator akıntısı ise, GüneyAmerika’nın kuzey sahillerini sıyırarak,Yukatan Boğazı üzerinden Meksika Körfezine doğru akar. Yapılan araştırmalar Gulf Stream’ın ihtiyacı olduğu enerjiyi atmosfer ve rüzgarların hareketi sayesinde güneş ışınlarından sağladığını ortaya koymuştur.Akıntının en önemli sayılan mekanizmalarının sürekli ve kuvvetli olarak esen alize rüzgarları olduğu bilinen bir gerçektir. Bu rüzgarlar ekvator kuşağındaki su kütlelerini etkileyerek harekete geçirir. Büyük dalgaları Amerika’nın doğu sahillerine doğru sürükler. Batıdan esen rüzgarlar ise Gulf Stream’ın yönünü kuzeye, Avrupa kıyılarına doğru çevirir.Kanarya Adaları sahillerinde akıntı suları, Kuzey Ekvator Akıntısının doğmasına sebeb olur.Gulf Stream akıntılarının bir kısmı Narvik üzerinden Nurmansk’a kadar Kuzey AtlasOkyanusunda ısının artmasında önemli faktör olarak İskandinav limanlarını kışın buz tutmaktan kurtarır.

Bu akıntının durması demek tamamen durması dünyayı geri dönülmez bir yola sokabilir. Dünyanın kuzey yarıküresinin yeni bir buz devrine girmesine sebep olabilir. Gulf Stream, Meksika Körfezi’nden Atlantik Okyanusu’nu geçerek Kuzey Avrupa’ya ulaşıyor. Ve başta İngiltere, İrlanda, Fransa’nın kuzey bölümü, Belçika, Hollanda ve Almanya’nın iklimlerinin ılımanlaşmasını sağlıyor ve bu akıntının durmasıyla da bu ülkelerin çoğu sert geçen kışa teslim olması demektir. Yani önümdeki son 10 yıl içinde akıntı dursa artık kuzey yarım küre çetin bir kışa teslim olucak ve yeniden buzul çağa dönecek. Küresel ısınma ile birlikte Gulf Stream akıntısı duracaktır. Çünkü akıntı alize rüzgarlarının ve yüzey sıcaklığının yanı sıra tuz oranına da bağlıdır. Küresel ısınma ile birlikte kutuplarda hazırda bulunan buzullar eriyecek ve deniz suyuna tatlı su karışacaktı.

Tatlı suyun karışmasıyla da akıntı duracak ve iklimler değişecektir. Her bilim adamı kedine göre bir felaket senaryosu oluşturuyor. Hatta filmler bile bu felekat senaryoları üzerine kuruluyor. Buna en büyük örnek ise Day After Tomorrow’dur bu filmde kürsel ısınma neticesinde dünyanın nasıl bir duruma gireceği ve sonunda neler olucağı konusunda iyi bir konu işlemiş. Her şeyden önde ne olursa olsun hangi felaket olursa olsun şunu sölemek isterim ki “İnsanoğlu olarak her zaman rahatı yakalamak isterken bazı insanların özgürlüklerini kısıtlamış olduk. Hatta bazı ülkeler binlerce insanı haksız yere katletti. Ama şu bir gerçek artık dünyamız bize hayatın ne kadar değerli olduğunu son 10 yıl içinde öğretecek. Kim bilir belki bu günlerimizin değerini soğukta donarken, açlıkla ve susuzlukla boğuşurken çok arayacağız gibi görünüyor.” Sağlıcakla kalın ve olacaklar karşısında ilgisiz kalmayın

Tagged with:

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *