Kültür ve Doğal Çevrenin Turizmdeki Önemi

Kültür ve Doğal Çevrenin Turizmdeki Önemi

Değerli okuyucular bu yazımda başlıktan da anlayacağınız üzere kültür ve doğal çevrenin turizm ile ilişkisini ele alacağım. İsterseniz öncelikle kültürün tanımını yapmakla başlayalım. Kültür nedir? Kültür, bir toplumun tarihsel süreç içerisinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı her türlü maddi ve manevi özelliklerin bütünüdür(1).
Kültürün tanımından da anlaşıldığı gibi maddi ve manevi olarak iki kısma ayrıldığını görmekteyiz.
Maddi Kültür: El yapımı ile oluşmuş öğelerdir. Örneğin; binalar, tarihi kalıntılar, giysiler, her türlü araç-gereçler…vs.
Manevi Kültür: Tahmin edebileceğiniz gibi inançlar, gelenekler (örf ve adetler) ve düşünce tarzlarıdır.
Peki, kültür ve turizm arasında nasıl bir ilişki vardır? Kültür  ve turizm arasında yakın bir ilişki olduğunu söyleyebiliriz. Zira, yukarıda bahsettiğimiz tarihi kalıntılar, mimari yapılar, gelenekler -örneğin; folklor, festivaller gibi yerel ve kültürel aktiviteler- insanların seyahatlerini etkileyebilen unsurlardır. Bu kültürel özellikler milyonlarca turisti ülkeye ve bunlara sahip olan destinasyonlara çekmektedir. İstanbul kültürel özelliklerinden dolayı 2010 Avrupa Kültür Başkenti unvanını almıştır ve 2009 yılı verilerine göre 7.5 milyon turist İstanbul’u ziyaret etmiştir. Bunun yanında maddi kültür olan Ayasofya müzesi her yıl 2.5 milyon yabancı turist(2)  tarafından ziyaret edilmektedir. Rakamlar kültürün turist sayısını artırmada ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Kültürü inceledikten sonra doğal çevre konusuna da değinelim. Doğal çevre olmadan turizm ne yapılabilir ne de çeşitlendirilebilir. Zira, doğal çevre turizmin yapılabilmesi ve çeşitlenmesi için gereklidir. Doğal çevre özellikleri neleri içerir? Doğal çevre özellikleri deniz, güneş, kum, yeşillik, dağlar, göller, nehirler, iklim…vs. içerir.
Peki, doğal çevre turizmin çeşitlenmesini nasıl sağlar? Örnek vermek gerekirse turizmin bir çeşiti olan macera turizminin içerdiği rafting tamamen doğal özellik olan nehir sularının var olmasıyla yapılabilmektedir. Bunun gibi diğer macera turizmi çeşitleri de doğal çevreyle bağlantılıdır. Bir başka örnek ise yayla turizmidir. Yayla turizmi yeşil çevreyle yapılan bir turizm çeşitidir. İşte bugün tüm bu turizm çeşitlerinin var olması tamamen doğal çevre ve özellikler sayesindedir. Bu tip doğal çevrelere sahip olan ülkeler veya şehirler diğer turizm destinasyonlarına göre önde sayılabilir (Tabii ki bunun için turistlerin farkındalığının sağlanması gerekmektedir. Bu da iyi yapılan bir tanıtımla olabilmektedir.)
Ülkemize baktığımızda bu doğal çevrelerin mevcut olduğunu görüyoruz ve bu çevrelerin mevcut olmasından dolayıdır ki 2009 yılını 21 milyar dolar gibi bir turizm geliri ve 27 milyon turist sayısı ile kapatmıştır. Elde edilen bu turizm geliri ve turist sayısında kuşkusuz doğal çevre ve kültürün payı büyüktür.
28 Mart’ta Turizme Yön Verenler programında da nitekim Türkiye’nin en büyük sermayesinin çevre olduğuna değinilmiş ve çok önemli bir nokta vurgulanmıştır. Değerli okuyucular Türkiye eğer bugün turizm geliri bakımından Dünya’da ilk dokuz ülke arasındaysa bunu sahip olduğu kültüre ve doğal çevre özelliklerine borçludur diyebiliriz.
Kültür ve Turizm Bakanlığımızın hazırlamış olduğu Türkiye Turizm Stratejisi 2023’ü incelediniz mi bilmiyorum. Bakanlığın hazırladığı 2023 stratejisinde Türkiye’nin 63 milyon turist sayısına ve 86 milyar dolar gibi bir turizm gelirine ulaşması ön görülmektedir. Türkiye’nin bu rakamlara ulaşmak istemesindeki en büyük destekleyici araç kültürü ve doğal çevresidir. Zira, en basit şekliyle doğal çevre özelliklerine sahip olmayan hiçbir ülkenin ön görülen bu rakamlara ulaşması mümkün değildir.
Sonuç olarak, bir ülkenin turizminin gelişmesinde rol oynayan en önemli araç o ülkenin kültürel ve doğal çevre özellikleridir.

SON SÖZ;
Bir yerin kültürel ve doğal özelliklerinin o yerin eşsiz bir yer olmasını sağladığını unutmamak gerekir.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle…
KAYNAKLAR
(1) http://www.toplumdusmani.net/modules/dictionary/detail.php?id=745 (5 Nisan 2010)

(2) Sabah Gazetesi (26 Ocak 2010), ‘Ayasofya Korseden Kurtuldu’, s

hayritemur@hotmail.com

Tagged with:

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *