KİLİS YAğžLIBOYALI TABLO

kilis4.jpgkilis3.jpgBaharın ağŸaç dallarına düşŸtüğŸü bir günde bizde düşŸüyoruz Kilis Yoluna. Yol boyunca Zeytin, Fıstık bahçeleri, üzüm bağŸlarının arasından ilerliyoruz. Büyük taşŸların tarla kenarlarına dizildiğŸi buğŸday tarlaları karşŸılıyor bizi. Kilis€™e yollar sadece Gaziantep€™ten gidiyor. Bu sebeple Kilis bir kenarımızda kalmışŸ yalnızlık kenti.
Yol boyunca bizi ilk karşŸılayan Gaziantep savunmasında yüreğŸini kurşŸunlara siper etmişŸ şžahinbey adına yaptırılan  anıt oluyor.  Anıtın bulunduğŸu yerdeki ağŸaçların altında sabah çayımızı içip şŸehit  ruhlarına dualar gönderip, tekrar yola revan oluyoruz.
Yavuz Sultan Selim Mısırlılarla yaptığŸı Merci Dabık savaşŸının yapıldığŸı ovaya uğŸruyoruz. Anlatılanlara göre Kilis€™te üç binden fazla sahabe mezarı ve makamından bahsediliyor. Bu sebeple inanç turizmi bakımından çok hareketli bir kent. Bunlardan ilki Yavuzlu beldesindeki Bilal HabeşŸi€™nin makamı. Burayı ziyaret ettikten sonra yol tekrar bizi Kilis€™e çağŸırıyor.
Küçük derelerin yataklarında, bahar temizliğŸi için yataklarının yönlerini yıkayan kadınlara sık sık rastlamak mümkün.
Kilis€™in tarihine kültürüne dalmadan önce Kilis ve Kilis ovasının en güzel izlendiğŸi sahabeden Muhammed Bedevi hazretlerinin bulunduğŸu tepeye çıkıyoruz.
Hava güneşŸli, sıcak yeterince ısıtıyor kemiklerimizi. Tepe çiçek ve gül bahçesine dönüşŸtürülmüşŸ. Kilis ve Kilis ovası ayaklarımızın altında. Ovanın hemen ötesinde Suriye köyleri ve şŸehirleri görünüyor.
YeşŸilin bin bir farklı tonu ile kuşŸatılmışŸ, sıvanmamışŸ briket grisi yalnızlık şŸehri olarak duruyor Kilis karşŸımızda. Derdini kimseye anlatamayan, nazlı bir gelin gibi suskun ve hüzünlü bir şŸehir.
Biraz sıcakladığŸımızı düşŸündüğŸümüzde serin bir rüzgar esiyor,böğŸrümüze doğŸru. Tepeden bulunan Caminin imamı ikram ettiğŸi çayın eşŸliğŸinde Muhabbeti koyulaşŸtırıyoruz.
Kilis€™te kimin yüreğŸi yansa bu tepeye koşŸarmışŸ. Kimi yüreğŸinin yangınını buradaki Sahabe Türbesinde söndürür, kimisi de  esen €œKalleşŸin€ rüzgarı ile söndürmeye çalışŸırmışŸ. Her dem serin esen bu rüzgar için neden €œKalleşŸin Rüzgarı€ dendiğŸini merak edenleri merakların ile başŸ başŸa bırakıp yollarını Kilise düşŸürdüklerinde bir Kilisliye sormalarını tavsiye ederiz.
CoğŸrafi konumu nedeni ile Türkiye€™ye uzak Halep€™e yakın bir ilimiz. Bir zamanlar Halep€™e yakınlığŸı sayesinde Türkiye€™nin ticareti en hareketli, illerinden birisi.
şžehrin içerisine daldığŸımızda şŸimdi çöküşŸ dönemlerini yaşŸayan Pasaj esnafının şŸikayetlerinden bunu öğŸreniyoruz. 1980€™li yıllardan önce kaçakçılık sayesinde büyük zenginler çıkmışŸ. 80 den sonra zengin olanlar bir bir terk etmişŸ şŸehri.
Yakın zamana kadar Gaziantep€™e bağŸlı olan Kilis kültürü ve mimari yapısı küçük Gaziantep. Kilis€™in eski mahallelerindeki taşŸ evler dar sokaklar Gaziantep€™in eski evlerinin bulunduğŸu semtlere diğŸer yerler ise varoşŸlarının oturduğŸu semtlere benziyor.
Kilis sokaklarında yolunuzu bulmak çok zor. Sokaklar labirent gibi. Biz eski Kilis evlerinin arasından tarihi küçük çarşŸıya varıyoruz. Eskiden şŸehrin en hareketli çarşŸılarından biri olan bu tarihi çarşŸıda dükkanlar küçük küçük yan yana dizilmişŸ. Dükkanların çoğŸu kapısına kilit vurmuşŸ. Daracık sokaktaki bu çarşŸıda kalan küçük esnaf umut pazarlıyor, müşŸterilerine.
şžehrin ara sokaklarında dolaşŸtıkça sahipsizlikten kendi kaderine terk edilmişŸ hamamlar, tarihi evle rastlıyoruz.
ö–zellikle Mevlevi mescidi, küçük ebadı farklı mimarisi ile hemen dikkati çekiyor. Hemen yanı başŸında bulunan Canpolat PaşŸa camii eski Kilis evlerinin arasından göğŸe yükseliyor. TaşŸ evlerin gölgelediğŸi dar sokaklardan ilerleyip Ulu camiye varıyoruz. Ulu camii genişŸ avlusu, dışŸ mekandaki taşŸ ustalığŸı ile geçmişŸten günümüze görkemli hatıralar taşŸıyor. Camiinin içine girdiğŸimizde iç mekanda iyilik yaparken tarihi eserlere büyük bir kötülük yapılmışŸ. Gerek ulu camii, gerekse Canpolat PaşŸa camii iç mekanlarının tarihi mimarisi üzerine yağŸlı boya sürülmüşŸ. Her taşŸı farklı bir anlam ifade eden taşŸlar yağŸlıboya ile bir bir kapanarak sıradanlaşŸtırılmışŸ.
DışŸ cepheleri ilgisizlikten yorulmuşŸ, camiler, hamamlar, taşŸ evler iç cephelerine çekilen yağŸlı boya ile hepten kalplerinden vurulmuşŸlar. Eserlerin içine gelişŸi güzel sürelen, boyalar, kireçler; antika bir tablonun boyası dökülmüşŸ bölümlerine sulu boya ile acemi bir ressam tarafından atılmışŸ fırça darbeleri gibi sırıtmışŸ
Ulu camii€™ de en çok dikkatimizi çeken. Kıble gah bölümüne düşŸen yerde özel bir camlı mekan. Burası özel olarak yapılmışŸ. Caminin eski imamlarından birisi burada peygamberimiz hz. Muhammed€™in Manevi şŸahsiyetini görmüşŸ. Bu sebeple bu bölüm o günün hatırasına özel olarak yapılmışŸ.
Türkiye€™de nüfus oranına vurulduğŸunda kişŸi başŸına düşŸen camii sayısı en çok Kilis ilimizde görülebilir. Sokaklarda yol yapım çalışŸması yapılırken istenmesine rağŸmen yıkılmadığŸı için bazı yolların kenarına €œşžüheda/ şžehitler€ ismi ile yapılmışŸ mezarları görmek mümkün.
Kilis€™te rivayetlere göre üç binden fazla sahabe ve evliya mezarı ve mekanı olduğŸundan bahsedilmekte. Bu bakımdan Kilis inanç turizminin yoğŸun yaşŸandığŸı yerlerden biri.
Kilis Hamamları da eskiden meşŸhurmuşŸ ama bugün bir yıkık harabe olarak karşŸımıza çıkan TuğŸlu hamamı gibi onlarda kendi kaderlerine terk edilmişŸler.
Kilis sokaklarında dolaşŸtığŸımızda küçük dükkanlara sığŸınmışŸ  el sanatları ile  uğŸraşŸanlara da rastlamak mümkün. Bunların başŸında Kilise ö–zgü yorgan işŸleyen yorgancıları görebiliyoruz. Eskiden il dışŸına yorgan pazarlayan dükkanlar şŸimdilerde iç piyasaya çalışŸıyor. ևalışŸma sistemlerine baktığŸımızda ise yünleri evlerden getiriyorlar. Yorgancıların çoğŸu yorgan satmıyor. Onun yerine el emeğŸi ücreti alıyorlar.   kilis5.jpgkilis1.jpg
Sokak aralarına dolaşŸırken meşŸhur Kilis Üzüm pekmezinin konduğŸu tahta külah yapan atölye dikkatimizi çekiyor. Tatlı söğŸüt dalından kestikleri tahtaları köhne bir yerde külaha dönüşŸtüren ustalar külah geleneğŸini yaşŸatıyorlar.
şžehir sokaklarında eskiden atlılara heybe yapan işŸ yerlerinin şŸehirde nerede ise yayalara nefes aldırmayan motorlara heybeler yaptıklarını görüyoruz.
Yemeniciler ise hala hayata bir yerlerden tutunmaya devam ediyorlar sokak aralarında.
Küçük, eski bir Gaziantep Kilis. Her şŸeyi ile sahipleri tarafından terk edilmişŸ hüzünlü bir masal şŸehri. Kimseye derdini anlatamamışŸ, kaderlerine terk edilmişŸ, tarihi ve kültürel mirası ile öksüz ve yetim bir çocuğŸu andırıyor.
Bir fırına kısa bir sürede siparişŸ ettiğŸimiz €œKilis tavasını€ tadı damağŸımızda kalıyor. İstememize rağŸmen tadına bakmaya fırsat bulamadığŸımız Kilis künefesinin hayali ile avunuyoruz.
Biraz ötede dikenli teller, mayınlı yollar, biraz beride hüzünlü Kilis. Kilis€™in  tarihini ve kültürel mirasını akşŸam güneşŸinin aceleci vedası ile beraber akşŸamın karanlığŸına bırakıyoruz.

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *