Kedi Balık Bizim Ayvalık

ayvalik2.jpgHASAN MAHİR Denize yada denize karşŸı yazılmışŸ çok sayıda şŸiir, şŸairlerin müspetli defterlerinde büyük yer tutar. GüneşŸle denizin köşŸe bucak saklambaç oynadığŸı Ayvalık€™ta yüreğŸi kıpırdayan her insan doğŸa güzellikleri karşŸısında şŸair olabilir. Ruhumuzu çantamıza koyup €œBizim Ayvalık€™ın denizine, kumsalına, güneşŸine, tarihine ve talihine yelken açıyoruz.

Ayvalık bir yanını deniz diğŸer yanını zeytin ağŸaçlarının kuşŸattığŸı Balıkesir€™e bağŸlı ege kıyılarında şŸirince bir ilçemiz.

KışŸları bol televizyon izlenip kahvehanelerde ve günlerde çayın içinde bolca zaman eritilen bir şŸehir. Yılın büyük bir bölümü denizin dalgalarının melodileri ile kendince geçiyor bu şŸehirde. Konu Ayvalık€™tan ne zaman açılsa cümleler €œ Bizim Ayvalık€ tamlamasının serlevha edilmesi ile başŸlıyor. Bu manada Ayvalıklılar şŸehir milliyetçiliğŸi olan bir yer. Bu yüzden olsa gerek yabancıdan çok yerli turizmciler burayı tercih ediyor.

Baharla beraber özelikle yerli turistler şŸehri hareketlendiriyor. Okulların yaz tatiline girmesi ile beraber otuz beşŸ binlik nüfusu yüz binlerin üzerine çıkıyor. AyvalığŸın sağŸında ve solunda uzayan sahil boyunca binlerce yazlık siteler serpilmişŸler.

AyvalığŸa vardığŸımızda yarısı yaz yarısı kışŸ olarak tabir edilen AğŸustos ayındayız. şžehir olabildiğŸince kalabalık.  ö–zelikle de Ayvalık pazarının kurulduğŸu PerşŸembe günü şŸehir kilitleniyor. Bu kalabalığŸa denizden on beşŸ km uzaklıkta bulunan Yunalılara ait Midilli adasından pazara gelenler eklenince özelikle trafik içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

şžehrin kalbi olarak görülen Meydandan sahil başŸlıyor. Sahil boyunca  AyvalığŸın adı ile özleşŸen €œAyvalık Tostu€ ağŸırlıklı satışŸ yapan çay  evleri uzanıyor.

Biz yabancılar için şŸehrin kalbi ve sindirim sistemi bu sahil boyunca sıralanmışŸ. Sahil boyunca her şŸey  turizm için hazırlanmışŸ görünüyor.

SoğŸuk limonatamızı ve Ayvalık Tostumuzla beraber yerken denizin gizemi sarıyor bizi. Balıklarlar daha fazla yiyecek bulabilmek için sahile daha çok yaklaşŸıyor. Macerada işŸte burada başŸlıyor. Tekne balıkçıları, olta balıkçıları balık peşŸinde. Martılar ağŸlardan kaçan yada sahile yaklaşŸan balıkların peşŸinde. Lokanta işŸletmecileri balıklarla müşŸteri bulma peşŸinde. Turistler sofrasına gelecek balık lezzetinin peşŸinde. Bu balık avcılarından artakalanların peşŸine ise her köşŸede rastlayacağŸımız kediler düşŸmüşŸler.

şžehri saran bu küçük sahilde birkaç dalganın arasında herkes kendi ekmek mücadelesinde. Saatler on biri gösterdiğŸinde sahilde büyük bir hareketlilik göze çarpıyor. Tatilcileri tekne turuna çıkarmak için limanda bekleyen tekneler yolcularını alıp şŸarkılar eşŸliğŸinde sahilden uzaklaşŸıyorlar.

Rotalarında büyüklü küçüklü adalar var. Adaların kimisi zeytinliklerle kaplı. Her birinde yüzlerce çeşŸit çiçek türü var. Bunlardan bazıları koruma altına alınmışŸ. GüneşŸ adası yalnız ada gibi ada açıklarında turizme yönelik dalışŸlarda yapılmakta. Bu adalardan en meşŸhuru tam karşŸımızda duranı Cunda adası.

AyvalığŸın sırlarının ipuçlarını bir sahil de  çay yada limonata içiminde çözmeniz mümkün. Artık hareket vakti diyoruz. ֖nceliğŸimiz gün batmadan şŸehir merkezini gezmek, gün batarken şŸeytan sofrasında olmak gece Cunda adasın bulunmak.

Sahildeki hareketlilikten ara sokaklara dalıyoruz. Sahildeki hareketlilik, lüks görünüm yerini sessizliğŸe ve yoksulluğŸa bırakıyor. Yorgun evlerin müzmin bakışŸları arasında daracık sokaklardan ilerliyoruz. TaşŸtan yapılmışŸ yorgun evler düşŸmemek için birbirlerine o kadar sokulmuşŸlar ki aralarından nerede ise dar sokaklara güneşŸ ışŸığŸı düşŸmeyecek konuma gelmişŸ. ևoğŸu evler Rumlardan kalmışŸ. Cumhuriyet kurulunca Yunanlılara kalan topraklardaki Türkler Anadolu€™ya, Anadolu€™da ki Rumlarsa Yunanistan€™a geçmek zorunda kalmışŸlar.

şžehir mimarisinde evlerin yakınlığŸı eski komşŸuluklarında ipuçlarını veriyor bizlere. Din dil ayrımı yapmadan beraber yaşŸamışŸ insanlar asırlarca. şžehre en tepeden baktığŸımızda bu güzelliğŸi camilerle kiliselerin ahenginden de anlayabiliyoruz. Aynı şŸekilde Minareler ö‡an kuleleri şŸehrin eski dinsel kimliğŸini ön plana çıkarırken, onlarla beraber şŸehrin üzerinden yükselen zeytinyağŸı fabrikalarının bacaları da şŸehrin ekonomisi hakkında bilgi veriyor bize.

Zeytin ve zeytin yağŸı burada en büyük geçim kaynağŸı. Bu zenginlikten olsa gerek Ayvalıklılar Turizme fazla yatırım yapmıyor.

Ayvalıkta ki bu doğŸal zenginliğŸi Osmanlı döneminde korsanlarda keşŸfetmişŸler. Rum köylerinden yıllarca erzak temin etmişŸler.

GüneşŸ batımında yolumuzu şžeytan Sofrasına yönlendiriyoruz. Bir kayanın içerindeki ayak isine benzer oyuktan dolayı buraya şžeytan sofası denmişŸ. Her yanı küçük körfezlerle çevrili yüksek bir tepedeyiz. Su ve toprak aralarında haritayı paylaşŸmışŸlar. Manzara her insanı fotoğŸraf makinesine sarılmaya itecek kadar kışŸkırtıcı. Gün batımına karşŸı çekilen fotoğŸraflar, güneşŸe karşŸı yudumlanan çaylar insanı körfezden körfeze alıp götürüyor. ևarşŸaf gibi durgun bir derin mavilik onu kuşŸatan ve de tamamlayan yeşŸillik masallardaki harikalar diyarına benziyor.

ö–tede görülen Midilli adası bize çok yakın. Anasından koparılmışŸ yavru kısrak gibi. Bize yakın ama bizden uzak düşŸmüşŸ. şžimdilerde dedeleri aynı sokakları paylaşŸmışŸ Ayvalıklı ve Midillili bazı insanlar ortak festivaller düzenliyorlar. Bu dostlukların gelişŸmesinde bir adım olarak görülse de Ayvalıklı yerli halk tarafından sıcak karşŸılanmıyor.

Meleklerin Cenneti  diyebileceğŸimiz bu tepeye şžeytan Sofrası isminin verilmesi hangi şŸeytan fikirliden çıktı bilinmez ama çalılıklara bağŸlanan dilek çaputları, ayak izine atılan paralar şŸeytanın kurgusunun çalışŸtığŸının bir göstergesi gibi.

KaranlığŸın sardığŸı şžeytan Sofrasını bırakıp Cundanın yolunu düşŸüyoruz. Her saat  başŸı karşŸılıklı Ayvalık- Alibey (Cunda) adasına karşŸılıklı tekne seferleri düzenleniyor. Adaya gitmek için denizde tercih edilebilir kara yolu da.   Kara yolu ile gidilebilen  her halde nadir adalardan birisi Cunda. Türkiye€™de ki ilk boğŸaz Cunda€™yı karaya bağŸlayan köprü olarak tarihe geçmişŸ.

Cunda Adası da sahil şŸeridinde hareketin olduğŸu bir yer. şžehir adanın Ayvalık€™a bakan yamacında kurulmuşŸ. Tepede yel değŸirmeni bir kütüphane yalnızlığŸını yaşŸayan kiliseler ve hediyelik eşŸya satan pazarı ile ışŸıl ışŸıl bir sahil. ֖zellikle adadaki ev kapıları görenlerin ilgisini çekiyor. Evlerin duvar diplerinden çıkan çiçekler evlerin güzelliğŸine güzellik katıyor. Gerek sokaklar gerek mimari ile AyvalığŸın diğŸer yarısı gibi. Sanki Ayvalık Ve Cunda ikiye bölünmüşŸ elmanın diğŸer yarıları gibi.

Sahildeki lokantalar denizin bütün güzelliğŸini misafirlerinin sofralarına koyuyorlar. Biraz deniz, biraz balık ve serin bir rüzgö¢r akşŸam yemeğŸin nadide menüsü. Papalina en meşŸhur balık yemeğŸi. Üzerine lokma tatlısı birde sakızlı dondurma tadarsanız değŸmeyin Cundanın keyfine.

Türklerin ilk karaya ilk ayak bastığŸı yer geçiyor ayaklarımızdan. Mevlevilerin savaşŸına katılıyoruz semazenin eteğŸinde döne döne. ve Ali Çitinkaya€™nın ilk kurşŸunu özgürlük ve hürriyet olarak yayılıyor boşŸluğŸa. 

Geceyi sabah erken kalkacak balıkçılar terk ediyor martılarla birlikte ilk önce. Sonra insanlar dağŸılıyor sokaklardan kendinden geçmişŸ bir şŸekilde. Limanlarda uykusu kaçan tekneleri sallıyor dalgalı ninnilerle Ege.

Beride Ayvalık ötede Cunda diğŸer gün doğŸumuna kadar balık artıklarının kavgasını veren kedi sürülerine kalıyor. Hatıralar kervanına katılıyor  Kedi, Balık ve Bizim Ayvalık€¦

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

2 Comments

  1. Burak Enez 04 Eylül 2007 at 09:02

    teşŸşŸekkurler demek istiyorum ilk once ayvalık uzerine yazılmışŸ güzel bir yazı ayvalıkla ilgili herseye deginmişŸsiniz tekrar teşŸekkürler

  2. nazlı 06 Ekim 2008 at 13:22

    çok güzel yazmıssınz.. hakıkaten bızım ayvalık =) ayvalıkla ılgılı herşŸeyı sevıyorum

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *