Kaplıcalar Kasabası Çiftehan

Kaplıcalar Kasabası Çiftehan

Çiftehan, Niğde ilinin en önemli turizm merkezidir ve çok yakında Türkiye’nin kaplıca turizminin merkezi olmaya aday olan çok değerli ve yararlı, yıllardır şifa dağıtan kaplıcalar diyarıdır.

Çiftehan Kaplıcaları, 1982 yılında resmi gazetede yayımlanmış olan 2634 sayılı turizm kanunu uyarınca 1993 yılında “TURİZM MERKEZİ” ilan edilmiştir.

Çiftehan ismi; kasabanın girişinde oldugu söylenen iki adet handan kaynaklandığı rivayet edilir. Coğrafi konum itibarı ile Adana ile Niğde illeri arasında olan Çiftehan, Batı Anadolu’ya açılan kapı mahiyetindedir ve sıcak su kaynakları nedeniyle ilk çağlardan beri yerleşim yeri olagelmiştir. Sıcak su kaynağının ne zaman ortaya çıktığı konusunda somut bir bilgi yoktur. Çiftehan Kaplıcaları eski havuzu ise Roma dönemine aittir. Ayrıca halen kullanılan havuzlu banyolar ise Selçuklular dönemine aittir. Mısır kraliçesi Kleopatra’nın da kaplıcayı ziyaret ettiği ve Kleopatranın güzellik sırlarından birisinin de Çiftehan Kaplıcaları olduğu söylenir. Çiftehan ‘da; Epipaleotik, Hitit ve Roma dönemine ait kalıntılara rastlanmıştır. Bölgede bulunan höyükler 10,000 yıllık bir tarihi geçmişle ilgili bulgulardır.

Çiftehan ve Ulukışla, Roma imparatorluğu döneminde Toros dağlarının geçit vermez, doğal kale görünümündeki dağları sayesinde hristiyanların tutunduğu en önemli yerleşim yeri olmuştur. Bizans imparatorları da Toros geçitlerinin ağzında bulunan Çiftehan ve Niğde’yi önemli askeri üs olarak değerlendirmiştir.

Şehzade Cem Sultan (FATİH SULTAN MEHMET in küçük oğlu) bölge ile ilgilenmiş ve Çiftehan kaplıcaları’nda bayındırlık faaliyetinde bulunmuştur.

1912 yılında döşenen Ankara, Niğde, Kayseri, Konya bağlantıları sağlayan Bağdat demiryolu’nun bir istasyonu da Çiftehan’a kurulmuştur. Demiryolunun Çiftehan’dan geçmesi, Çiftehan’a olan ilgiyi daha da arttırmış ve Çiftehan 1954 yılında köy tüzel kişiliğine kavuşmuştur.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK de 6 Şubart 1934 tarihinde trenle Niğde’den Ciftehan kasabasına gelerek kaplıcayı ziyaret etmiş ve buranın imar edilmesine ve halkın istifadesine açılmasını istemiştir.

Cumhuriyet döneminde, Çiftehan kaplıcaları suyunu, 1 Mart 1949 tarihinde Prof. Dr Kerim Ömer Çağlar incelemiş ve Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü’nde tahlilleri yapılmıştır.

Çiftehan, çok uzun yıllardır kaplıca ve şifa dağıtan kaplıca diyarı olarak bilinmiştir. Ancak gerekli desteğin ve ilginin verilmemesi özellikle 2000’li yıllardan itibaren kaplıcaya olan talebin düşmesi ile sonuçlanmıştır.

Bu durumun en fazla etkilediği Çiftehan halkı çeşitli vasıtalarla yetkililerin dikkatini bu duruma çekmeye çalışmış olsalar da bu konuda uzun bir süre hiçbir şey yapılmamış ve kaplıca adeta kendi kaderine bırakılmıştır.

Başka kaplıcalarda şifa bulmaya çalışan çok sayıda vatandaşın görüş birliğinde olduğu çok önemli husus ise ÇİFTEHAN KAPLICALALARI şifasının bir başka yerde daha eşi olmadığı yönündedir.

Niğde İl Özel İdaresi 2009-10 yılında yaptığı ihaleler ile Çiftehan’a yeni bir heyecen getirmeyi amaçlamıştır. Bu bağlamda termal devremülklerin yapımının 2012 Aralık ayında bitmesi ile çiftehan yeni bir görünüme kavuşacak, büyük bir ivme kazanacak ve çok kısa bir süre içinde tüm Türkiye’nin ilgi duyduğu kaplıca ve turizm merkezi olacaktır.




FAYDALARI

XSO450320Çiftehan kaplıcaları suyunu Cumhuriyet döneminde, 1 Mart 1949 tarihinde Prof. Dr

Kerim Ömer Çağlar incelemiş ve Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü’nde tahlilleri yapılmıştır. .

Çiftehan kaplıca suyu; Romatizma, Siyatik, Kireçleme, Belfıtığı, Bel Ağrıları, Kadın Hastalıkları ve Cilt Hastalıkları gibi birçok hastalığa şifa olmaktadır. .

Suyun sıcaklığı 49-52 derece Ph değeri ise 7,3-7,8 civarındadır. .
Çelikli ve kükürtlü adıyla bilinen iki kaynaktan gelen kaplıca suyu sülfatlı, sodyumlu, klorürülü, kalsiyum bileşimlidir. 1970’li yıllarda 50 Lt/sn olan kaplıcanın debisinin 10 Lt/sn.’lere kadar gerilemesi koruma eksikliğine bağlanmaktadır.

 

 

Etkin Olduğu Hastalıklar

  • Kireçlenmeler,
  • İltihabi romatizmalar,
  • Yumuşak doku romatizmaları,
  • Mekanik bel ve boyun problemleri,
  • Çalışma şart ve ortamına bağlı ağrılı tablolar,
  • Ortapedik problemler; kırık sekelleri,ameliyat komplikasyonları,
  • Spor yaralanmaları,
  • Kas hastalıkları,
  • Nörolojik hasarlanmalara bağlı problemler de kullanılır.

Kaplıca Tedavisinin Amacı

  • Vücut direncini artırmak,
  • Genel durumu düzeltmek,
  • Hastanın şikayetlerini azaltmak,
  • Hastanın bulgularını ortadan kaldırmak,
  • Kalıcı hasarları önlemekdir.

Nasıl bir kaplıca tedavisi

Kaplıca suyunun daha faydalı ve bilinçli bir şekilde kullanılması için PÜF NOKTALAR:

  • Kalp rahatsızlığı ve tansiyon rahatsızlığı olan hastalar mutlaka bir yakınlarının gözetiminde olmalıdır,
  • Toplamda 21 banyo alacak şekilde planlama yapılması uygundur
  • Banyo çıkışlarında soğuk algınlığına sebep olmayacak şekilde hareket edilmelidir,
  • Kaplıca suyunu soğutmadan suya girilmelidir, su çok sıcak olsa da!!!
  • Kaplıca suyunun buharının da vücuttaki birçok zararlı şeyin vücuttan atılmasını sağladığı unutulmamalıdır.

 

Tagged with:

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *