Hasankeyf’in Hıçkırıkları

Hasankeyf’in Hıçkırıkları

Boğazında düğümlenen hıçkırık olayım…
Unutma beni unutma beni…
Gözlerinden damlayamayan gözyaşın olayım
Unutma beni unutma beni…
Gölgen gibi adım adım
Her solukta benim adım
Ben nasılki unutmadım
Sen de unutma beni…

Bu şarkı sadece bitmiş aşkların ardından acı bırakır sanırdım insanın yüreğinde,değilmiş oysaki…Sadece aşkların ardından acımıyormuş insanın yüreği,bir şehrin,bir nehrin,bir tarihin ardından da aynı giden sevgiliye,biten sevgilere duyulan hüzünler duyuyormuş insan çaresiz kalbinin tam ortasında…Esmeray’ın unutulmaz şarkısı çalarken cd de,sabahın ilk ışıklarıyla giriyorduk Hasankeyf’e…Dicle yanımızdan masumca akarken,eşim ve ben gördüğümüz manzaraya hayran hayran bakıyorduk sadece…İki yakası bir köprüyle birleştirilen ilçe,Dicle’nin sularının kendisini yutmasını beklerken biz kulaklarımızda Esmeray’ın şarkısıyla dolaşmaya başladık etrafı…

Tarih boyunca onca savaşın bile ortadan kaldırmayı başaramadığı bu güzel ilçeyi biz Ilısu Barajıyla yerle bir edecektik…Artukluların,Eyyübilerin ve nihayet Osmanlıların bizlere bıraktığı bu mirası suların altında bırakacaktık…Kültürel hazinemizi sulara gömecek kadar zengindik!!!

Bilgi olarak sa bir o kadar da fakir!!!Üstelik bilirkişi raporları bu barajın burda yapılmasıyla oluşabilecek tehlikeleri işaret ediyordu…Bizse herşeye rağmen sanki o baraja çok ihtiyacımız varmış gibi 10bin yıllık tarihten vazgeçilmeye zorlanıyorduk…Herşey böyle başlıyor zaten,önce alıştırıyorlar sizi,vazgeçmeye,unutmaya,unutturmaya…Uyuşuyor bedeniniz,kitleniyor ağzınız konuşamıyorsunuz…kör olmuş sanki gözleriniz,göremiyorsunuz…Diyorlarki aynısını yapacağız!Yapabilirmisiniz, bir tarihi yeniden yazabilirmisiniz, koyacağınız taşlar eskisinin yerini tutarmı gerçekten…Yapacağınız köprü aynı mıdır ya da türbeler,kale mesela…Aynı tarihe tanıklık edermi sizin yeniden yaptıklarınız…Ya mezarlar,aynı mezartaşlarını dikersiniz de o topraklara içindekiler size bunun hesabını sormazmı Ahirette!!!Ya kaleye çıktığınızda yörenin o deniz gözlü rehber çocukları hangi kalenin tarihini anlatır mesela bizlere…

Nehrin hangi tarafını işaret ederler Artukluları,Eyyübileri anlatmak için…Hangi minareyi,hangi camiyi,medreseyi,sarayları anlatırlar bizlere…Gelin vazgeçin tarihimizi derinlere gömmekten,gelin yol yakınken dönün bu yanlıştan…Gelin Hasankeyf boğazımızda düğümlenen bir hıçkırık olmasın…Önce gidin o güzellikleri yerinde görün,sonra tarihe sahip çıkmak için bir çığlıkta siz yollayın Dicle Nehrine,sesinizi birileri mutlaka duyacaktır..Duymalıdır…Saygılarımla

Tagged with:

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *