Falezler Üzerinde Bir Cennet Antalya

antalya1.jpgFalezler üzerinde yükselen eski bir medeniyet şŸehridir Antalya. Dünden bugüne içinde barındırdığŸı güzelliklerle bir huzur limanı olmuşŸtur. Kendinden kaçmak isteyenlerin, kendilerine ulaşŸabileceğŸi, tarih, medeniyet, deniz ve güneşŸ düşŸüdür.

Akdeniz€™le Anadolu€™nun başŸkaldıran dağŸlarının sürekli sürtüşŸmesinden oluşŸan girintili ve çıkıntılı sahil şŸeridine düşŸtük. Yol sahil boyunca uzayan bir yılın gibi kıvrıla kıvrıla sahil şŸeridini takip ediyor. İçimizdeki deniz ve güneşŸ merakını virajlarda savrularak yaşŸıyoruz.

Selçuklu Sultanlarının ve de bu gün para krallarının yazlık diyarı Alanya€™ya kadar virajlar hız vermiyor bizlere.

Antalya€™ya vardığŸımızda bizi dev beton bloklar karşŸılıyor. Her şŸeyin turizme endekslendiğŸi şŸehirde şŸehrin özelikle Lara, Kundu olarak bilinen yeni yerleşŸim Bölgelerinde oteller işŸgali var. DoğŸanın beşŸ yıldızlı katilleri oteller dumansız fabrika olarak adlandırılsalar da, aynı zamanda ruhsuz bir doğŸa canavarı olmuşŸlar.

Estetikten yoksun bu ruhsuz beton bloklarını aşŸıp kendimizi eski Antalya€™nın iç kale olarak adlandırılan geçmişŸinin huzuruna bırakıyoruz.

Antalya Bergama Kralı II. Attalos ( M.ö– 159-138 ) tarafından bir liman şŸehri olarak kurulmuşŸ. Kralın adından dolayı Attaleia olarak adlandırılmışŸtır. Lykia, Pamphylika isimlerini de kullanmışŸtır bir süre. Selçuklu, HamitoğŸulları ve Osmanlılar tarafından yönetilmişŸtir. Osmanlılar ona €œAdayla€ sonraları da €œAntalya€ ismini vermişŸtir.

Antalya€™nın merkezine geldiğŸimizi şŸehrin sembolü olan Saat kulesi, Yivli minareyi uzaktan gördüğŸümüzde tarihin ruhunun bizi karşŸılamak için beklediğŸini görüyoruz.

İnciyi içinde hapseden bir mercan gibi, denizden koparıp liman yapmışŸlar küçük koyu. Korsanlara, düşŸmanlara karşŸı denize karşŸı yükselen surlar ve gözetleme kuleleri şŸimdilerde uzak limanlardan gelecek posta güvercinlerinin yolunu gözlüyor.

 antalya2.jpg

Limana giren her tekne gün batımı ile tebessüm  getiriyor şŸehre. Limandan dalga dalga çıkan her tekne ise huzura götürüyor yorgun insanlar Bir zamanlar şŸehrin kalbi olan liman turizm amaçlı geziler düzenleyen teknelerle doldurulmuşŸ.

Limandan şŸelalelere, mağŸaralara, güneşŸin denizle kucaklaşŸtığŸı sahillere tarihe doğŸaya, maviye, yeşŸile tekne turları düzenleniyor.

Limanın etrafını çay bahçeleri, lokantalar kafeler kuşŸatmışŸ eski korsanların yerine. Tophanede çay bahçesinde içtiğŸimiz bir bardak çayın sıcaklığŸı, denizden esen rüzgö¢rın ılıklığŸı, yaz sıcağŸını ve günün yorgunluğŸunu üzerinden alıyor insanın.

Eski ahşŸap Antalya evlerinin kiremitlerine düşŸen akşŸam güneşŸinin ışŸık hüzmeleri başŸtan çıkarır tophaneden limana karşŸı akşŸam yemeğŸini yiyenleri.

Martı beyazı renkleri ile zamana direniyor eski evler. AhşŸap pencerelerin balkonlarından sarkan çiçekler bizi eski zamanların komşŸuluklarına götürüyor. Hele sokağŸa sanki başŸını uzatmışŸ evlerin cumba altından gelip geçene görsel bir şŸov sunarken, eski dostlarının yolunu gözler gibi sokağŸın sonuna bakıyorlar.

Tophane meydanına çıkıp, saat kulesini, yivli minareyi, gökyüzüne sonsuz çağŸrıyı ulaşŸtıran minareleri izlemek, hele akşŸam saatleri insanı büyülüyor. Eski kale içine çatıdan bakıyor gözler. Eski sokaklarda eskisi gibi kapı eşŸiklerinde oturan mahalle kadınlarını görmek mümkün değŸil. Bunun yerine eski Antalya, evleri, sokakları, limanları ile turizme odaklanmışŸ. Evler, hediyelik eşŸya, halı kilim, bar, kafe, lokanta, pansiyon, küçük oteller haline getirilmişŸ.

Eski mahalleler turizme açılmakla mahalle olma özelliğŸini kaybetse de, turizm sayesinde bakımlı, restorasyonu yapılmışŸ hayata hala gülümseyebiliyor.antalya3.jpg

Her an turizmle canlılığŸını sürdüren eski Antalya evlerinin içerisinde kıvrıla kıvrıla yükselen yivli minare, yanında medrese, hemen ötesinde ulu camii ve Mevlevihane özelikle Selçuklu izlerini günümüze yansıtıyor. Türbelerinde bulunduğŸu bu tarihi ve mana mekö¢nlarının yanında yükselen müzikle insanlar eğŸlense de eserlerin ıstırap çektiğŸi görülüyor. Türbelerinde sonsuz huzur arayan ecdadın ruhu, türbe gölgesinde sevgililerle sarmaşŸ dolaşŸ kaldırılan kadehlerle inciniyor.

Huzurun ve hüznün zirveye ulaşŸtığŸı eski kale içi olarak bilinen Antalya€™dan her yanı mağŸazaların sardığŸı genişŸ caddeler ruhumuzu daraltıyor.

Sahili falez olarak adlandırılan keskin kayalarla kaplı Antalya sahillerinin düze çıkan Konya altı ve Lara plajları meraklılarının denize girmelerine imkan sağŸlıyor.

Antalya ekmeğŸini turizmden çıkartınca tüm doğŸal ve tarihini de turizmin hizmetine sunuyor. Antalya Bölgesinde yirmi fazla şŸelale insanları kendisine çağŸırıyor. KurşŸunlu, düden, Manavgat şŸelaleleri bu suyun yüksekten düşŸüşŸü ile doğŸal bir su musikisi çalıyor ziyaretine gelenlere.

Antalya€™nın en büyük özeliklerinden biriside her yanını antik kentlerin kuşŸatması. Nerede ise yükselen her tepede, bir antik kent bulmak mümkün. Olbia, Perge, Phaselis, Sillyon, Termessos bunlardan bazıları.

Karaya sokulan koylarda yaz aylarında her koyda demir atmışŸ teknelerin dalgalarla nazlı nazlı salınışŸı görmek mümkün.

Son dönemlerde motor, jeep safarileri, rafting yerli ve yabancı ziyaretçiler açısından ilgi ile karşŸılanan macera ve heyecan merkezleri olmuşŸlar.

Ruhumuza demir atan bir huzurla ayrılıyoruz Antalya€™dan. Hangi limanda eğŸlenir gönül, hangi denizde dalgalanır, hangi limanda yeniden durulur bunu rotaların isabetine ve dalgaların insafına bırakıyoruz.

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *