Çifte Kumalar

kumaTerör, kan davaları, töre cinayetleri son olarak açılım ile beyaz camlarımıza, gazete sayfalarımıza düşer hep Güneydoğu illerimiz. Kendine özgü töresi, kültürü, aile yaşantısı hep uzaktan bakılarak bizim duygularımıza göre iyi ve kötü nitelenmesi ile karşı karşıyadır. Hayatların özeline inildiğinde karşımıza farklı hikâyeler çıkar. Anlamakta ve anlatmak zorlanacağımız hikâyeler.

Güneydoğunun en büyük sosyal yaralarından biriside kuma olayıdır. Kimi bölgelerde Kuma, kimi bölgelerde nöker olarak bilenen olay, evli hanımın üzerine yenisini getirmektir.

Mardin’in Kızıltepe ilçesine bağlı Erikli Köyünde kardeşleri kıskandıracak iki kuma tanıyanları şaşkına çeviriyor. Evlerine misafir olduğumuz bu kumalara çifte kumamı, çifte kumru mu diyeceğiz tam karar veremedik.

Günümüzden elli yıl öncesinde Erikli köyünün ağalarından Sadun ağa berdel usulü ile Kızıltepe’den Emine ile evlenir. Evlilikleri mutlu gitmektedir. Bir gün ağa köyden birini kuma olarak getirir. Ogün üzerine kuma gelen Emine kırılan onuru için “keşke ölseydim o günü yaşamasaydım” der. Yapılacak çok şey yoktur. İki kuma evde beraber yaşarlar. sıkıntıları, kıskançlıkları olur. Dışarıya belli etmezler. Kısa bir süre sonra eşleri ölür. Çocukları da olmamıştır. İki kumanın yaşam hikâyesi işte eşlerinin ölümünden sonra başlar.

Kardeşin kardeşe düşman olduğu dünyada, onlar iki kuma bir daha evlenme defterini açmalar kendileri için. Ancak yollarını da ayırmazlar birbirlerinden. Birbirlerine yarenlik eder, kardeş gibi geçinip giderler.

Eşleri öleli yirmi yedi yıl olan iki kuma aynı evde iki dost gibi yaşayıp gidiyorlar şimdilerde. Büyük kuma Emine evin patronu, aynı zamanda resmi eş olmanın da etkisi ile işlerde son söz onda bitiyor. Tarlalarını köylülere ortaklığa vermişler. Ondan gelen para ile gül gibi geçinip gidiyorlar.

Parayı değerlendirmek, evin ekonomisini yönetmek büyük kumanın işi demiştik ya, demledikleri çayı yudumlarken büyük kuma Emine’nin belindeki büyük anahtar dikkatimizi çekiyor. Olayı küçük kuma Kesume gülere anlatıyor. “O anahtar sandığın anahtarı. İçinde ne var ne yok bana bile göstermez. Sürekli kilitlidir. Anahtarı da hep belindedir. Benim eşyalarımın bulunduğu sandık ise kilitsiz.”

Kaderleri aynı evde kesişen ve gençken dul kalan iki kadın hayatta çok şeyi beraber yapıyorlar. Hacca beraber gitmişler. Gezmeye beraber gidiyorlar. Çaylar beraber, çorbalar beraber içiliyor.

Sosyal etkinlikleri de aralarında paylaşmışlar. Taziye evlerine yaşının  büyük olması sebebi ile büyük kuma Emine gidiyor. Köyde çevrede olan düğünlere ise diğerinden genç olması sebebi ile genç kuma gidiyor.

Evde iş bölümünü de yapmışlar, Büyük kuma Emine yemekleri yapıyor, küçük kuma Kesume ise bulaşıkları yıkıyor. Evi beraber temizliyorlar. Yaşadıkları sürece ufak tefek sürtüşmeler dışında hiç kavga etmemişler. Anlaşamadıkları tek nokta bu gün yemekte ne olacak. Birinin canı bulgur pilavı, diğerinin canı pirinç pilavı istediğinde anlaşmazlık oluyor. Burada son kararı büyük kuma Emine veriyor.

Bütçeyi elinde bulunduran büyük kuma küçük kumaya ihtiyaçlarını alması için yeteri kadar para veriyor. Arada diğer illerde bulunan akrabalarının yanına ziyaret gidince masrafları karşılıyor.

Küçük kuma Kesume neden kuma geldiğini ise eşini sevdiğini ona aşık olduğu için geldiğini söylüyor. Üç bacınsında kuma gittiğini belirtiyor. Ama hiçbir kardeşinin de kumaları ile kavga etmediğinin altını çiziyor.

Çamur sıvalı küçük birkaç tavuk birkaç keçi ile hayatın sorunları dışında birbirlerine tutunarak feministleri kıskandırıyorlar. Muhabbetleri bozulmasın diye eve televizyon bile almamışlar. Komşuları, akrabaları ve duvarda eşlerinin fotoğrafları ile bir güneydoğu gerçeği olarak uzağımızda yaşıyorlar.

Bu çifte kumru kumalar hayatlarına düşen yalnızlığı paylaşarak azaltıyorlar. Güneydoğuyu anlamak onu biraz yaşamak içine sokulmakla olur. Uzaktan ne kadar söylense, yazılsa da hep bir yanı boş kalıyor ortaya konulanların. Emine ve Kesume hanımları uzaktan anlamak, güneydoğuyu sorunsuzlaştırmak pek kolay olamasa gerek.

Tagged with:

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *