Amasra’da Balık Keyfi

Amasra’da Balık Keyfi

Toprak kokan şehir
Deniz kokan şehir
Sevda kokan şehir
Büyüsüyle bekler seni
Caddeler ıslak gözyaşlarıyla
Tarih 28 Kasım 2010 u gösterirken bu sefer arabamızın d sinde Barış Akarsu’nun notaları ve yukarıdaki sözleri yankılanıyordu…
Gün çoktan batmıştı Amasra’da ama şehir toprak kokuyordu, sevda kokuyordu… Büyüsüyle bizi bekliyordu ve caddeler hala ıslaktı Barış’ın ardından akan gözyaşlarıyla…
Hayata dair küçük molalar vermeli insan ve bu molalarda her şeyi unutmalı, alıp sevdiğini yanına yollara koyulmalı… Bazen deniz kokmalı hava, bazen dağ, çayır, çimen… Ama ille de sevdiğin yanında olmalı… Adana’dan Amasra’ya uzun ama keyifli bir yolculuğun sonunda vardığımızda hemen Sinan Otel’e attık valizleri, Amasra’ya tepeden bakıyor Sinan Otel, fiyat sezon için biraz yüksek(kişi başı 40 TL, oda kahvaltı) ama otel temiz, manzarası şahane…

Vakit kaybetmeden acıkan karnımıza ziyafet vermek için indik sahile… Canlı Balık’tı rotamız, methini çok duymuştuk ama onca methedilen yerleri ziyaret ettikten sonra nice hayal kırıklıkları yaşayarak ayrılmıştık birçok mekândan… Bir işletme düşünün 1945 yılından beri ayakta,65 yılda ne krizler oldu Türkiye’de, ne mekânlar açıldı ne mekânlar kapandı… Ancak Amasra Canlı Balık Restaurant hala çok güzel işliyor, rahmetli Mustafa Ayyıldız’ın kurduğu Mustafa Amcanın Yeri ya da namı diğer Canlı Balık’ta Ekrem Bey ilgileniyor masamızla, işletmecilikte en zor şey personel, işini iyi yapan personel çalıştırmak onları müessese de tutmaktır. Ancak bu restaurantta tüm personel samimi, güler yüzlü ve işini iyi yapıyor.

Ekrem Bey işine, menüye o kadar hakim ki ve müşterilerine o kadar samimi ki tüm seçimi ona bırakıyorsunuz. Önce Canlı Balık’a özgü salata geliyor masaya, çok süslü ve çok lezzetli salatanın ardından karides ve kalamar servis ediliyor. Ardından mezgit, hamsi ve barbundan oluşan muazzam bir tabak… Sonrasında ev baklavası, kabak tatlısı ve ballı yoğurt…

Canlı Balık o kadar eminki balıkların tazeliğinden onun için müşterilere kapanışta yoğurt yediriyor hem de ballısından… Genelde Türkiye’de güney ya da ege kıyılarında veya büyük şehirlerde meşhur balık restaurantlarında böyle sağlam bir sofranın ardından hesap istendiğinde biraz ürkülür gelecek rakamdan, çünkü masa ağırdır, kalamar karides vs derken hesap almış başını gitmiştir. Ancak Canlı Balık’ta böylesine eşsiz bir ziyafetin ardından ödediğiniz tutar kişi başı 20 TL yi geçmiyor… Yemeğiniz yerken deniz kenarında aldığınız hava, karşınızdaki manzara ise bedava…

Genç işletmeci Murat Bey’le tanıştık gecenin sonunda, teşekkür ettik böylesi güzel bir mekânı yıllardır aynı kalitede işletmeyi başardıkları ve her şeyi dört dörtlük yapabildikleri için… Sabah erkenden Amasra’yı keşfe çıkacağımız için damağımızdaki eşsiz ve tarifsiz tatla ayrıldık mekândan. Yolunuz düşerse uğrayın demeyeceğim, mutlaka yolunuzu düşürün ve uğrayın Amasra’ya, içinize çekin o güzelim havayı, denizin kenarında Canlı Balık’ta balığın keyfini çıkartın, Barış’ın şarkıları kulağınıza gelecektir mutlaka…

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

6 Comments

  1. İsim ilkay karaoğlan 07 Aralık 2010 at 13:28

    Mevlüt Bey’in Amasra hakkında yazmış olduğu yazıyı çok beğendim.Bir Adana’lı gözüyle
    Amasra gibi uzak bir bölge ancak bu kadar güzel yorumlanabilir.Bir Ankara’lı olarak hemen
    gitmek geldi içimden bir daha…Devamını bekliyoruz Mevlüt Bey…

  2. D.AKTİMUR 07 Aralık 2010 at 15:20

    ELİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK ARKADAŞLARIM…..

  3. Uğur KAZAN 10 Aralık 2010 at 14:42

    Mevlüt bey, yine çok güzel bir tanıtım yapmışsınız. Sayenizde gitmiş gibi olduk. Görmeyi
    çok arzuladığım bir yerdi, artık en kısa zamanda gitmeyi istiyorum. Bu yazınızı da printleyip gitmeden önce yanıma almak istiyorum. ben de seyahatlerimde gideceğim yerler hakkında araştırmalar yapıp bilgi toplamaya çalışırdım. Amasra için gerek kalmadı, her şeyi o kadar güzel anlatmışsınız ki sizin bu yazınız yetecek… cok teşekkürler

  4. Nazlı 11 Aralık 2010 at 21:07

    Amasra dile gelse, kendini bu kadar güzel anlatamazdı. Bu şairane anlatımla hiç bilmediğim bir şehir giriverdi gönlüme. Hiç de uzak olmadığını hissettiğim bir zamanda, Amasra’nın güzelliklerini ruhuma katarken, sizi sevgiyle anacağımdan kuşkunuz olmasın Sevgili Mevlüt. Tabii ki yanımda sevdiğim, kulağımda Barış’ın şarkılarıyla.. Gönülden paylaşım için teşekkürler, sevgiler.

  5. tuğba 23 Aralık 2010 at 04:30

    MEVLÜT BEY ellerinize;yüreğinize sağlık.Güzel yazılarınız sayesinde truva dergisi müdavimi oldum.Acaba size ait ulaşbileceğim gezilerinizi paylaştığınız kitabınız var mıydı? Yoksa bence bir an önce çıkarmalısınz…Yeni yazılarınızı ivedilikle bekliyoruz şimdiden teşekkürler…..

  6. MEVLÜT SÖNMEZLER 23 Aralık 2010 at 23:44

    Tuğba Hanım ilginiz için çok teşekkür ederim,henüz bir kitap için çok erken,Sn Hasan Mahir sayesinde şuan için izlenimlerimi paylaşıyorum Truva Dergisinde.Turizmciyim ve seyahat etmeyi,yeni yerler görmeyi çok seviyorum.Eşimle beraber çıktığımız bu seyahatleri buralarda bulduğumuz güzel mekanları Sizlere tanıtabilmek az da olsa amacım,başarabiliyorsam ne ala…Nazlı Hanım giderseniz bu aralar Amasra’da bizleri de anın mutlaka,yukarıdaki yorumların sahipleri geziseverlere teşekkür ederim.

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *