Ahi Evran İzinde KırşŸehir

ahievran2.jpgYILDIZ ERASLAN Hz. Mevlana’ya sormuşŸlar €œAllah deyince ne yaparsınız?€Hz. Mevlana €œAllah deyince biz döneriz€ diye cevap vermişŸ. Hacı BektaşŸ-ı Veli’ye sormuşŸlar Allah deyince ne yaparsınız? Hacı BektaşŸ-ı Veli €œAllah deyince biz dururuz€ diye cevap vermişŸ. Ve en son Ahi Evran-ı Veli’ye sormuşŸlar Allah deyince siz ne yaparsınız? Ahi Evran-ı Veli şŸöyle cevap vermişŸ: Dönen de bizdendir, duran da. Ancak biz Allah deyince çalışŸır, çalışŸırken de hep Allah deriz.

Hepimiz biliriz Hz. Mevlana’yı, Hacı BektaşŸ-ı Veli’yi. Ancak bir isim daha var ki en az Hz. Mevlana ve Hacı BektaşŸ-ı Veli kadar değŸerli.

Zaten herşŸey, yukarıda sizlerle de paylaşŸtığŸım hikayeyi ilk dinlediğŸimde başŸladı. Bu hikayeyi dinler dinlemez aklıma gelen ilk soru €œkim bu Ahi Evran-ı Veli?€ oldu. AraşŸtırmaya başŸladım. AraşŸtırdıkça ne kadar ham olduğŸumu farkettim. MeğŸer pişŸmemişŸim. MeğŸer yanmamışŸım. MeğŸer bu gönül dostuyla hiç muhabbete dalmamışŸım.

İşŸte gönül bahçemizin belki de en nadide çiçeklerinden biri olan, kalbimin buzlarını eriten ve beni aşŸka yeşŸillendiren Ahi Evran-ı Veli’yi sizlerle paylaşŸmak istememin sebebi bu.

Bir nehir gibi; hem kendisi, hem felsefesi. ֖nünde koca koca vadiler, düz ovalar varken, en küçük ırmaklara ulaşŸabilmek için ayırıyordu kendini.  Ruhumuz damar damar çatlarken, O, damar olup yayılıyordu her yanımıza, hayat veriyordu, vazgeçilmez oluyordu.

93 yıl süren ömrünü hep çalışŸarak geçirdi. Azerbaycan’da Hoy kasabasında başŸlayan hayatı KırşŸehir’e kadar uzanmışŸ ve burada noktalanmışŸtı. Fahruddin-i Razi’lerden, Ahmed Yesevi’lerden tasavvuf terbiyesini almışŸ, hem bir ilim adamı hem mutasavvıf  hem de filozoftu. KabuğŸuna bir türlü sığŸmayan Ahi Evran, nefsini terbiye etmek için debbağŸlık (deri işŸlemeciliğŸi) yapmışŸ,  Anadolu’da birçok ilde yaşŸamışŸ, MoğŸol istilasından kurtulmak isteyen Anadolu insanının ruhuna maya çalmışŸ, Hacı BektaşŸ-ı Veli ile yakın dost olmuşŸ, Ahilik TeşŸkilatını kurmuşŸ ve esnafların Pö®r’i olmuşŸtu.

Ahilik demişŸti kurduğŸu teşŸkilata. Çünkü €œAhi€ demek €œkardeşŸ€ demekti. Ve bu kardeşŸliğŸi paylaşŸmak için dergahlar kurmuşŸtu. Anadolu halkını o dönemde MoğŸol istilasına karşŸı birleşŸtirmişŸ ve bu uğŸurda şŸehit olmuşŸtu.

      €œBesmele ile açılır dükkö¢nımız,

      Ahi Evran’dır Pö®r’imiz, Üstadımız.€

Esnaflar için ayrı bir yeri vardı O’nun. Esnafların Pö®r’iydi. Dünyanın ilk sivil toplum örgütü olan Ahilik TeşŸkilatı’nı kurarak Türkler arasında sanat, ticaret, dayanışŸma ve yardımlaşŸmayı yaygınlaşŸtırmışŸtı. İşŸ ahlakını savundu, €œben siftah ettim komşŸum etmedi git ondan al€ dedi, €œkendi ürettiğŸini ve kazandığŸını başŸkasıyla paylaşŸ€ dedi, işŸçinin alın terini korudu. Onun için bu teşŸkilatta dört temel prensip vardı. Akıl, ahlak, bilim ve çalışŸma.

      €œHak ile sabır dileyip,

      Bize gelen bizdendir.

      Akıl ve ahlak ile çalışŸıp,

      Bizi geçen bizdendir€

Evet herkes Ahilik teşŸkilatına alınmazdı. Herkes Ahi olamazdı. AhiliğŸin açık olan şŸartları vardı. €œElini, kapını ve sofranı açık tut€. Yani cömert ol, tevazu sahibi ol, misafirperver ol. Ve kapalı olan şŸartları vardı. €œDilini, gözünü, belini bağŸlı tut€. Yani hiç kimseye kem söz etme, dedikodu, yalan ve yanlışŸ konuşŸmaktan sakın, kimsenin namusuna şŸerefine göz dikme.

Çırak, usta ilişŸkisi vardı Ahilikte. Çıraklıktan yetişŸtiriliyordu Ahi olmak isteyen. Hamken alınıyordu. TeşŸkilatta pişŸiyor ve Ahi olmaya hak kazandığŸında €œşŸed kuşŸatma töreni€ denilen bir törenle her şŸeyde, her ortamda ve her çağŸda denge ve düzen tutturmaya adeta yemin ediyorlardı. Ahi, gündüz esnaf, gece dervişŸ ve yeri geldiğŸinde de istilacılara karşŸı birer asker oluyordu.

€œAhilik bir insan bilimidir,

Ahi, her şŸeyde, her ortamda ve her çağŸda denge ve düzen tutturandır

DağŸıtan değŸil, toparlayandır

Yıkan değŸil yapan, dünya ve ahiret dengesini tutturandır

Ülke ve ülkelerin varlığŸına kö¢rlılıklar, mutluluklar sağŸlayandır.€

 Ahi Evran-ı Veli’nin yolundan gidenlere bakınca, bu ismin ne denli önemli olduğŸunu  daha iyi anlıyorum. İşŸte Ahilik TeşŸkilatında yer alan ve Ahi lideri olan bir kaç isim. Osmanlı İmparatorluğŸu’nun kurucusu Osman Bey’in kayınpederi şžeyh Edebali, Osmanlı İmparatorluğŸu’nun kurucusu Osman Bey, Osman Bey’in oğŸlu Orhan Bey, Yıldırım Beyazıt ve daha niceleri.

İbn-i Batuta‘nın Seyahatnamesi’nde ve en ünlü Türk gezgini olan Evliya Çelebi‘nin Seyahatnamesi’nde de yerini alarak tarih kayıtlarına girmeyi başŸarmışŸtır Ahi Evran-ı Veli.

Nasıl ki €œgel, ne olursan ol yine gel€  diyen Hz. Mevlana’ya karşŸı dönüyorsak, nasıl ki €œincinsen de incitme€ diyen Hacı BektaşŸ-ı Veli’nin huzurunda duruyorsak, €œHak ile sabır dileyip, bize gelen bizdendir. Akıl ve ahlak ile çalışŸıp, bizi geçen bizdendir€ diyen Ahi Evran-ı Veli’nin önünde de saygıyla eğŸilmek gerek.

Ahi Evran-ı Veli’yi ve onun felsefesini araşŸtırırken daldıkça dalıyorsunuz, bir sayfa bitmeden diğŸerini açmak istiyorsunuz, ne ilginçtir ki sonu gelmeyen şŸu derinliğŸe açılan her sayfada, sinenizde ne kadar çok delik varmışŸ onu farkediyorsunuz.

 Tıpkı boşŸ bir kamışŸ gibi hissediyor insan kendini. Bu felsefeyi anlayabilmek için bu boşŸ kamışŸın önce ait olduğŸu yerden yani vatanı olan sazlıktan ayrılması gerek, sonra kızgın güneşŸin altında kurutulması,  kızgın demir ile yakılması, üzerinde delikler açılması, yakılırken aslına dönmek istercesine ettiğŸi feryadı ve yakarışŸı dinlemek gerek. Bu denli feryad eden bu kamışŸa bir AşŸık’ın aşŸk ile üflemesi gerek. İşŸte o zaman boşŸ kamışŸ olmaktan kurtulup, aşŸk ile üflenen €œNey€den Hö» sesini duyabilirsiniz.

İşŸte benim AşŸık’ım Ahi Evran-ı Veli oldu. Onun sayesinde boşŸ kamışŸtım, Ney oldum. Onun sayesinde aşŸk ile üflenen Ney’den Hö» sesini duydum.

      Peki ya sizin AşŸık’ınız kim?

Kapısını her daim açık tutan Ahi Evran-ı Veli’yi daha iyi anlamak, onu sinenizde hissetmek istiyorsanız, KırşŸehir’e davetlisiniz. İl merkezinde, Ahi Evran-ı Veli’nin makamının bulunduğŸu Ahi Evran Zaviyesi’ni ziyaret ederek, Pö®r’in huzurunda, sevimli bir aydınlıkla ruhunuzu dinginleşŸtirebilirsiniz.

      AHİ EVRAN’A İLİşžKİN EFSANELER

– Ahi Evran ve Hacı BektaşŸ iki farklı teşŸkilatın liderleri olsalar da yakın dostlardır. İki dost, ö–zbağŸ deresi kıyısında her zamanki derin sohbetlerini yapmak için bir araya gelirler. Sohbet derinleşŸtikçe deredeki kurbağŸaların sesi artar. Artık kurbağŸalar o kadar yüksek ses çıkartırlar ki iki dost yan yana oturmalarına rağŸmen birbirlerinin sesini duyamaz hale gelirler. Bunun üzerine Ahi Evran kurbağŸalara dönerek; ya mübarekler! ya siz susun biz konuşŸalım ya biz susalım siz konuşŸun deyince kurbağŸaların sesi birden kesilir. Bugün KırşŸehir’in bütün yörelerinde sulak alanlarında yaşŸayan bütün kurbağŸalar ötmeye devam ederken, yalnızca bu iki dostun sohbet ettiğŸi olayın geçtiğŸi yer olan ö–zbağŸ deresinde tek bir kurbağŸa sesi dahi duymak mümkün değŸildir.

– Ahi Evran KırşŸehir’e geldiğŸinde, halk, huzuruna çıkar ve yardım diler:

“Ya devletlu!şžehrimize bir ejderha peydah oldu. Nolur, bizi onun şŸerrinden halas eyle”

Bunun üzerine Ahi Evran ejderhanın olduğŸu yere gider. Ejderhanın karşŸısına geçen Ahi Evran bir dua okur. Elini ejderhanın yüzüne sürerek evcil bir hayvan misali ejderhayı dizlerinin dibine oturtur. (Evran: eski dilde yılan, ejderha anlamına gelmektedir)

– Esnafların Piri Ahi Evran, esnaflar arasında gezinirken, yapılan işŸlerin sağŸlamlığŸını kontrol eder, ustaların ürettiğŸi ayakkabılara bakar, işŸini beğŸenmediğŸi ustanın ayakkabısını, dükkanın damına fırlatırdı. Falanca ustanın pabucu dama atıldı, yaptığŸı işŸler çürükmüşŸ denirdi. İşŸte pabucunu dama atma deyiminin kaynağŸı da burdan gelmektedir.

AHİLİK  AHLAKINI OLUşžTURAN İLKELER

İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak

İşŸinde ve hayatında doğŸru ve güvenilir olmak

Ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak

Sözünü bilmek, sözünde durmak

Hizmette ve vermede ayrım yapmamak

YağŸtığŸı iyilikten karşŸılık beklememek

Güler yüzlü olmak

Tatlı dilli olmak

Hataları yüzüne vurmamak

DostluğŸa önem vermek

Kötülük edenlere iyilikte bulunmak

Tevazu sahibi olmak

Hiç kimseyi azarlamamak

Anaya ve ataya hürmet etmek

Dedikoduyu terk etmek

KomşŸularına iyilik etmek

İnsanların işŸlerini içten, gönülden , güler yüzlü yapmak

BaşŸkasının malına hıyanet etmemek

Sabır ehli olmak

Cömert, ikram ve kerem sahibi olmak

Daima hakkı kullanmak

ö–fkesine hakim olmak

Suçluya yumuşŸak davranmak

Sır saklamak

Gelmeyene gitmek, dost ve akrabayı ziyaret etmek

İçi dışŸı, özü ve sözü bir olmak

Kötü söz ve hareketlerden sakınmak

Maiyetinde ve hizmetindekileri korumak ve gözetmek

Turizm Uzmanı

yildizgul27@hotmail.com

About author

BUNLARDA İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *