ZEKİ BAşKAYA Asırlardır bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan Olimpos, Antalyanın batısında yer alan ve Antalyaya 60km uzaklıkta Caretta caretta kaplumbağlarının yavrulama alanı olduğundan sit alanı olarak korunmaktadır ve belki de şuan bile burası eşsiz cenneti bu güzelliğini korumasına yardımcı olan bir öğe dir.
Olimpos Hellenestik devirde kurulmuştur.Varlığının M.ö II. Yüzyılda bastırdığı Lykia birlik sikkelerinden anlaşılmaktadır.Olimpos kelimesi Yunancada Ulu dağ anlamına gelmektedir.Büyük İskender’in fetihlerine ilk başladığı yıllarda kış aylarını, Olympos’a komşu bir liman şehri olan Phaselis’te geçirdiği bilinmektedir. M.ö. I. yüzyılda Olympos’a korsanlar dadanmış, şehir korsanların yerleştiği bir yer haline gelmiştir. Roma dönemi sırasında hemen yakınındaki tabii gazların yandığı Çıralı’daki Demirci tanrı Hephaistos kültü ile büyük bir ün sahibi olmuştur. Kaptan Eudemos’un Lahdi M.ö. II. yüzyılda bütün Lykia kentlerindeki onarım ve yardımlarından tanıdığımız Rhodiapolisli Opramoas’ın Olympos’a da yardım elini uzattığını ve birçok yapının onarımını ve yeniden yapımını sağladığını görüyoruz.
Olympos, Roma İmparatorluğu Hristiyanlaşma süreci içerisindeyken bir piskoposa ev sahipliği yapmıştır. 3. yüzyıldan itibaren korsanların sürekli olarak şehre saldırmaları sonucu şehrin nüfusu yavaş yavaş azalmış ve şehir eski önemini kaybetmiştir. 11. ve 12. yüzyıllarda şehir Cenevizliler, Venedikliler ve Rodos şovalyeleri tarafından yeniden inşa edilmiş ve haçlı seferleri sırasında ticaret limanı olarak kullanılmıştır. Olympos şehri, Osmanlı Donanmasının 15. yüzyılda doğu Akdenizi hakimiyeti altına aldığı sıralarda terkedilmiştir. 
Olimposda görmeniz gereken bir yer vardır ki Yanartaş efsaneye göre,Yanartaş’ın adı Bellerophon ve Chimera efsanesinde geçmektedir. Korith prensi Bellerophon’un, Argos Kralı Proitos’un karısı Sthenetoia ile bir ilişkisi olduğu iddia edilir. Bunun üzerine Argos kralı, prensi Likya Kralı Iobates’e, içinde prensin öldürülmesi gerektiği yazan gizli bir mesajla gönderir. Iobates, Bellerophon’a, aslan başlı, keçi gövdeli, yılan kuyruklu, nefesinden ateşler saçan Chimera adlı bir canavarı öldürme görevini verir.
Bellerophon, Tanrıça Athena’nın yardımıyla uçan at Pegasus’u yakalar. Kurşun uçlu bir mızrakla Chimera’yı ağzından vurur. Kurşun, Chimera’nın alevler saçan ağzında erir ve canavarı öldürür. Iobates, Bellerophon’a ikinci görev olarak vahşi, savaşçı Solymi (Termessian) kabilesiyle savaşmasını emreder. Bu görevi de başaran Bellerophon’a, daha sonra da Amazon’larla savaşması görevi verilir.
Günümüze geldiğimizde ise Olimpos kente ilk girdiğiniz andan itibaren sizi kesinlikle o dönemlere götürecektir ve eşi benzeri olmayan doğası ile gözlerinizi kamaştıracağına eminim. 
Olimpos bir sit alanı olduğundan dolayı turistik merkez olması yasalar gereği yasaklanmıştır.Böylelikle doğanın korunması sağlanmıştır. şehri gezmek için ormanın içerisinden, vahşi hayatı görerek, çam ve defne ağaçlarının kokusunu duyarak maceralı bir yolculuk yapmanız gerekir.Yaz aylarında ise büyük deniz kaplumbağları yumurtalarını bırakmak için bu sahile gelirler.
Olimpos sahilinin bir diğer özelliği ise tuzlu suyun hemen yanı başında doğanın bir nimeti olan tatlı suyun hemen arkanızda olması deniz suyundan çıkıp tatlı suda da serinleye bilirsiniz. Bunun yanı sıra ise ağaç evler sayesinde doğa,özgürlük ve eğlenceyi bir arada yaşabileceğiniz çok önemli yerlerden birisi. Emin olun ağaçtan bir evde kalmak gerçekten çok keyif verici. Bu evleri lüks olarak hayal etmeyin, kimi pek çok odanın tuvaleti dahi yok ama maceracılar ve doğa severler için son derece ideal.
Olympos doğal güzellikler bakımından çok zengin bir Bölge. Kumsalı, denizi, okaliptüs ağaçları, görülmeye değer zenginlikler katıyor Bölgeye. Denizinin temizliği ve güzelliği Olymposu daha da çekici yapıyor. Antalyaya
Popularity: 64% [?]

Yorumlar
Yorum yapın Geri izleme